MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dava dilekçesinde; davalı ile ... 10. Aile Mahkemesinin 2008/305 Esas ve 2009/800 Karar sayılı ve 18.12.2009 tarihli ilamı ile boşandıklarını, boşanma kararı ile birlikte davalı lehine aylık 400 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, maddi durumunun kötüleştiğini, davalının elişleri yaparak çalışmaya başladığını ve davalının yetim maaşı aldığını belirterek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına veya 50 TL’ye indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davalıya yetim maaşı bağlandığını, ancak davalının yoksulluğunun devam ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 28.05.2013 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, yoksulluk nafakasının aylık 150 TL'ye indirilmesine karar verilmiştir.
Tarafların temyizi üzerine karar, Dairemizce 12.02.2014 tarihinde düzeltilerek onanmıştır.
Davacı vekilinin karar düzeltme istemi, Dairemizce 09.06.2014 tarihinde kabul edilerek düzeltilerek onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme, 2015/452 Esas ve 2015/613 Karar sayılı ve 13.10.2015 tarihli ilamı ile Dairemiz bozma kararına uyarak yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddine karar vermiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı kadın lehine olan aylık 400,00 TL olan yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2005 tarih ve 2005/3-169 E-2005/235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 440.maddesinde öngörülen karar düzeltme sınırı 01.01.2013 tarihinden itibaren 11.100 TL'ye çıkarılmıştır.
Kural olarak HUMK'nın 442/1 maddesi uyarınca aynı ilam aleyhine bir defadan fazla karar düzeltme yoluna gidilemez. Ancak yapılan inceleme sonunda somut olayda; mahkemenin 2012/285 Esas ve 2013/417 Karar sayılı ve 28.05.2013 tarihli kararı, karar düzeltme incelemesine yıllık nafaka miktarı yönünden konu olmadığı halde dairemizce karar düzeltme talebi incelenerek, dairemizin 2013/17765 Esas ve 2014/2065 Karar sayılı ve 12.02.2014 tarihli onama kararı kaldırılarak, mahkemenin 28.05.2013 tarihli kararının bozulduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu nafaka miktarı olan 4.800 TL itibariyle karar düzeltme incelemesine tabi olmayan bir kararın incelenmesinin maddi hataya dayalı olduğu, maddi hataya dayalı kararlarda da taraflar açısından usulü kazanılmış hak doğurmayacağı açıktır.
Şu durumda yerel mahkemece maddi hataya dayalı bozma kararına dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy