MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR : 1-..., 2-Ş.....
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin ... İlçesi, ...numaralı parseller ile .... numaralı parsele 2012 yılında ekmiş olduğu buğday ürünü ve tarlada yığın halinde bulunan işlenmiş samanın davalı ...'a ait yüksek gerilim elektrik telinin 25.06.2012 tarihinde ark yapıp ateş atması sonucu yandığını, ... Hukuk Mahkemesinin ....ş sayılı tespit dosyası ile müvekkillerinin zararının 57.305,05 TL, davalı tarafın kusurunun ise 6/8 oranında olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 42.978,00 TL zararın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 32.234,09 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Verilen bu kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.09.2014 günlü, ... sayılı ilamı ile "... mahkemece öncelikle olay günündeki rüzgar hızına ilişkin evraklar celbedilerek, önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan (Ankara veya İstanbul mahkemeleri aracılığıyla) rüzgar hızı, itfaiye raporu ve .... tarafından düzenlenen tutanak da gözönünde bulundurularak, tarafların kusur oranlarını ve davacıların zarar miktarını tespit edecek nitelikte rapor alınarak, hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yetersiz bilirkişi raporları doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
./..
-2-
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 34.383,03 TL tazminatın 25/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde, Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. (Aleyhe bozma yasağı). Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay'ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da "aleyhe hüküm verme yasağı" denir.
Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir." (...
Somut olayda; mahkemece ilk kararda (bozmadan önce) 32.234,09 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine hüküm davalı yararına bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkeme yaptığı yargılama neticesinde bu defa 34.383,03 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermiştir.
Oysa ki; aleyhe hüküm verme yasağı nedeniyle, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay'ın, temyiz eden tarafın lehine verdiği bozma kararına uyan mahkeme, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla aleyhine bir hüküm veremez.
Hal böyle olunca mahkemece; bozmadan önceki kararın, davalı tarafça temyiz edildiği, ilk kararda hükmedilen miktarın (32.234,09 TL'nin), davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturduğu göz önünde bulundurularak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde davacı lehine bozmadan önceki kararda hükmedilen miktardan fazla bir tazminata (34.383,03 TL) hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy