MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesi ile; davaya konu taşınmazı davalı ...'dan yaklaşık 20 yıl önce satın aldığını, o zamandan beri zilyetliğinde olduğunu, ekip biçtiğini, ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın dava dışı Yadigar Yeni adına tescil edildiğini, Kadastro Mahkemesine dava açtığını fakat yanlış parsele dava açması sebebiyle dava sürecinde davalının taşınmazı dava dışı üçüncü bir şahsa sattığını iddia ederek, davalıya ödediği bedeli ya da şu an ki değerine karşılık şimdilik 500 TL'nin davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın halası .... intikal ettiğini, babası ....'dan kendisine kalan hisseyi 15 sene önce davacıya sattığını, karşılığında 2.500 TL ve 30 teneke buğday verdiğini, babasından kendisine intikal eden yeri davacıya sattığını, babasından annesine, annesinden kendisine intikal eden yeri ise dava dışı sattığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, talep edilen 2.500 TL'nin 500 TL'lik kısmı için dava tarihinden itibaren 2.000 TL'lik kısmı için ıslah tarihi olan 22/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
.../...
-2-
Somut olayda; taraflar arasındaki taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle, davacı tarafından davalıya 2.500 TL ödendiği, ancak tapuda resmi satışın yapılmadığı anlaşılmakta olup, satış tarihi itibariyle tapulu olan taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (MK.706, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri) Bu durumda taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karşılıklı olarak verdiklerini iade ile yükümlüdürler. Bununla birlikte davacı, satın almış olduğu taşınmazı iade etmeden ödediği satış bedeli için faiz talep edemez.
Mahkemece bu hususa dikkat edilmeden, asıl alacağın dava ve ıslah tarihlerinden itibaren tahsiline karar verilmiş olması doğru değilse de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 2.fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine '' 2.500 TL alacağın, davaya konu taşınmazın davalıya iade edildiği tarihten itibaren faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine'' ifadesi eklenmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
...