MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılardan ... tarafından istenilmekle, daha önceden belirlenen 21.02.2017 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalı ... geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00' e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkilinin, dava dışı müteahhit firmanın alt yüklenicisi olan davalılar ... ve ...'tan iş bedeli karşılığında alacakları olan daireyi 125.000 TL ödeyerek satın aldığını, düzenlenen satış sözleşmesini dava dışı müteahhit firmanın yetkilisi olan ...'ın da imzaladığını, ancak davalılar arasındaki sorunlar nedeniyle dairenin müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürerek; sözleşmeye konu dairenin müvekkiline teslimini, olmadığı takdirde ödenen 125.000 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; taşınmaz satım sözleşmesinin davacı ile davalılar ... ve ... arasında imzalandığı, resmi şekilde yapılmamamış olan satım sözleşmesinin geçerli olmadığı, bu nedenle davacının ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalılar ... ve ...'tan talep edebileceği, davalı ... 'ın ise yapılan gayrimenkul satış sözleşmesinde imzasının bulunmadığı gibi dava konusu 125.000 TL'nin kendisine ödenmediği gerekçesiyle; davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalılar ... ve ... haklarında açılan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 18.07.2013 tarihli taşınmaz satış sözleşmesinin ifa edilmediği iddiasıyla, ödenen satım bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Davaya konu 18.07.2013 tarihli satım sözleşmesi, davacı (alıcı) ile davalı ... (satıcı) arasında imzalanmıştır. Davacı tarafça delil olarak sunulan, gerek protokol başlıklı, gerekse gayrimenkul satım sözleşmesi başlıklı tarihsiz belgeler de; 18.07.2013 tarihli satım sözleşmesinin devamı niteliğinde belgeler olup, davalı ... tarafından (satıcı sıfatıyla) imzalanmıştır. Eş söyleyişle, davalı ..., sözkonusu sözleşmelerde taraf olarak yer almamaktadır.
Buna göre, mahkemece; taşınmaz satım sözleşmesi ve devamı olan diğer belgelerin, davacı ile davalı ... arasında imzalandığı, davalı ...'ın bu belgelerde taraf olarak yer almadığı gibi davacı tarafça satış bedelinin davalı ...'a ödenmiş olduğunun ispatlanamadığı gözetilerek, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy