MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili,dava dilekçesi ile; davacının kaçak elektrik kullandığına dair tutanak tutulduğunu, davacının bir ilgisinin olmadığını ileri sürerek; borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile ; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne,davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .Anılan karar Dairemizin 07/11/2013 tarihli ve 2013/12305 esas - 2013/15541 karar sayılı kararı ile " ... mahkemece tutanak düzenlenen tarihte ve tutanakta belirlenen adreste davacının faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunmuş ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili Ticaret Odası Başkanlığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü ve diğer kurumlardan sorularak saptanması; aynı yerde bulunan davacıya ait yer ile tutanağa konu yerin ilgisinin bulunup bulunmadığı, yanlış bağlantı yapılıp yapılmadığı, davacının ve tutanağa konu yerin elektrik tüketim ekstreleri incelenerek belirlenmesi için uzman başka bir bilirkişiden rapor alınarak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesi ile bozulmuş; mahkemece, bozmaya uyularak anılan araştırmalar yapılmış, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir .
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13.maddesinde; Gerçek veya tüzel kişiler tarafından, sayaca müdahale edilerek mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15.maddesinde de; Kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Somut olayda, 15/08/2008 tarihli kaçak elektrik tutanağında; davacının ticarethanede abonesiz enerji kullandığı belirtilmiş, bozma kararı sonrası dosyaya sunulan elektrik mühendisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda hesaplama yapılmaksızın davacının sorumlu olduğu görüşünde bulunulmuştur .
Mahkemece; dosyanın başka bir elektrik mühendisi bilirkişiye verilmesi, bilirkişiden davalının davacı taraftan isteyebileceği dava konusu bedelin ( kaçak tahakkuku ), kaçak tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan EPMHY ve 622 sayılı EPDK kararı hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınması , sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de isabetli bulunmamıştır .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy