MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müşterek çocuk... adına ... 1. Aile Mahkemesinin 2010/317 E-329 K sayılı kararıyla her yıl % 10 artırılmak şartıyla aylık 350,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, müvekkilinin çocuğun ihtiyaçlarını gidermekte zorlandığını belirterek; iştirak nafakasının aylık 500,00 TL artırılmasına, her yıl % 10 oranında artış yapılmasına, mümkün olmadığı takdirde her yıl % 50 oranında artış yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin her yıl artış oranıyla birlikte nafaka yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müşterek çocuğun giderlerinin azaldığını, nafaka yanında servis ve yemek ücretini düzenli ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile aylık 350,00 TL iştirak nafakasının 230,00 TL daha artırılarak 580,00 TL'ye çıkarılmasına, her yıl % 10 oranında artış yapılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ... 9.maddesi uyarınca, nafaka davalarında; davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten (maktu vekâlet ücreti) düşük olmamak üzere, hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmolunur.
O halde, mahkemece; davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı vekili lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ... gereğince 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 7.maddesinden sonra gelmek üzere "8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ... gereğince 1.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.