MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki nafakanın artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dava dilekçesinde; tarafların, ...Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 2012/929 Esas ve 2013/78 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını; müşterek çocuk Doğancan Samet'in velayetinin kendisine bırakıldığını; davacı için aylık 200,00 TL yoksulluk nafakasına, müşterek çocuk...t için aylık 300,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini; davalının kazancının iyi olup, kira giderinin bulunmadığını, davacının düzenli bir işi olmayıp zaman zaman ev temizliklerine gittiğini, müşterek çocuğun üniversiteye hazırlanmasından dolayı eğitim giderlerinin artması ve aradan geçen zaman nedeniyle, nafakanın yetersiz kaldığını ileri sürerek; yoksulluk nafakasının 500,00 TL.'ye, müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının da 500,00 TL.'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının babasından dolayı...'dan aylık aldığını ve ev temizliklerine gittiği için ekonomik durumunun iyi olduğunu, nafakanın takdir edildiği tarihten itibaren ekonomik durumunda önemli bir artış bulunmadığını, talep edilen artış miktarının fahiş olduğunu savunarak; açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 300,00 TL. artırılarak 500,00 TL'ye; iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 200,00 TL. artırılarak 500,00 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, yoksulluk ve iştirak nafakasının artırım istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
.
Ancak, TMK'nın 175.maddesine göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.''
TMK'nun 176/4. maddesine göre de; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”
Yukarıda sözü edilen kanun hükmünden anlaşılmaktadır ki, kanun koyucu yoksulluk nafakasının değişen şartlara uyarlanmasını belli şartlar dahilinde mümkün kılmıştır. Buna göre, yoksulluk nafakasının miktarında sonradan değişiklik yapılabilmesi için ya tarafların mali güçlerinde değişiklik ya da hakkaniyet şartı aranmaktadır. Kanun, konuya ilişkin genel bir hüküm öngörmüş olup miktarda artırım veya azaltım oranlarına ilişkin özel düzenleme getirmemiştir. Ancak, bu durum bir eksiklik olmayıp nafaka hukukunun mahiyeti gereği nafaka miktarının tespitinde ve uyarlanmasında dikkate alınacak ölçütleri belirleme faaliyeti bilinçli olarak yargıya bırakılmıştır. Her ne kadar, mehaz kanun...Medeni Kanunu söz konusu ölçütlere yer vermiş olsa da esasen...hukukunda da nafaka miktarına ilişkin tespit ve uyarlamalar...Federal Mahkemesi'nin kararlarıyla şekillenmektedir. (Kocabaş, Gediz: Evlilik Sonrası Dayanışma İlkesi ve Bu İlkenin Sınırı Olara...İlkesi Doğrultusunda Yoksulluk Nafakasını Belirleyici Ölçütler, MÜHF – HAD, C. 19, S. 1) Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası ....’in yayımladığ... oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Somut olayda; davacının, babası dolayısıyla...'dan emekli aylığı aldığı, düzenli bir işinin olmadığı; davalının ise, ...daresi'nde gece bekçisi (işçi statüsünde) olarak görev yaptığı, aylık 2500-3000 TL civarında geliri olduğu, anne ve babası ile beraber babasına ait evde oturduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında önemli bir değişiklik olmamasına karşın, davalının tespit edilen geliri ile orantısız olacak şekilde yüksek nafakaya hükmedilmiştir.
Bu durumda yapılacak iş; nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim gözetilerek; ....’in yayımladığı ... artış oranı dikkate alınmak suretiyle, uygun bir miktar nafakanın artırılmasından ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy