MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tedbir nafakası - ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2003 yılında evlendiklerini, evliliklerinin ilk üç yılında davalının ailesiyle birlikte ikamet ettiklerini, davalının müvekkiline sürekli hakaret ettiğini, davacıya ait ziynet eşyalarının davacının elinden zorla alındığını, müvekkilin darp edildiğini, bunun üzerine davacının baba evine gittiği, davalının müstakil ev açma ve ziynetleri iade etme sözü üzerine davacının geri döndüğünü, müşterek haneye döndükten sonra davalının abisinin tarafların oturdukları evin tapusunu üzerine aldığını, müvekkilin arsa bedelini istemesi üzerine, davalının abisinin müşterek haneye silahla saldırdığı, davacının müşterek haneden kovulduğunu, davacıya ait ziynet eşyalarının iade edilmediğini, o tarihten bu yana tarafların ayrı yaşadıklarını, davalı kocanın davacıyı arayıp sormadığı, davacı için maddi destekte bulunmadığını, davacının ev hanımı olduğunu ve herhangi bir gelirinin bulunmadığını ileri sürerek, davacı için 500,00 TL, müşterek çocuk 2006 doğumlu Sultan için 400 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsili ile davacıya ait ziynet eşyalarının (4 adet 30'er gram 22 ayar burgulu bilezik, 2 adet 20'şer gram 22 ayar hediyelik bilezik, 3 adet 22 ayar cumhuriyet tam altının) müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, ziynet eşyalarının davacıya iade edildiğini, bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; tedbir nafakası yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı için dava tarihinden itibaren aylık 200,00 TL, müşterek çocuk için dava tarihinden itibaren aylık 200,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsili ile davacının ziynet eşyası alacağına ilişkin davasının ise kabulü ile 4 adet 22 ayar 30'er gram burgulu bilezik, 2 adet 22 ayar 20'şer gram hediyelik bilezik, 3 adet 22 ayar cumhuriyet altının davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde bedellerinin toplamı olan 14.888.00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava; ayrı yaşamda haklılık iddiasına dayalı tedbir nafakasının tahsili istemi ile ziynet eşyaların aynen iadesi, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297.maddesinde tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.
İİK'nun 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram, ayar değerleri açık olarak yazılmalıdır. Hükümde 4 adet 22 ayar 30'er gram burgulu bilezik, 2 adet 22 ayar 20'şer gram hediyelik bilezik, 3 adet 22 ayar cumhuriyet altının iadesine karar verilmiş, ancak bedelleri yazılmamış, bu husus doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; hüküm altına alınan ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerlerinin hükümde ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekirken, aynen iadesine karar verilen ziynet eşyalarının değerlerinin yazılmayarak HMK'nın 297. maddesine aykırı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bununla birlikte, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde belirtilen; Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.”
O halde, mahkemece, kabul edilen ziynet eşyaları yönünden, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı vekili lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan .. gereğince 1.786.56 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu ziynet eşyaları yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.