MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, boşanma ile birlikte davacı lehine aylık 750 TL yoksulluk nafakasına ve müşterek çocuk lehine aylık 500 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen zamanla nafakaların yetersiz hale geldiğini belirterek, yoksulluk ve iştirak nafakalarının 1.500'er TL'ye yükseltilmelerine ve gelecek yıllarda toptan eşya fiyat endeksi oranında arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yoksulluk ve iştirak nafakalarının artırılması talebinin reddine, nafakaların her yıl ...tarafından açıklanan .. oranında arttırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; yoksulluk ve iştirak nafakasının arttırılması istemine ilişkindir.
Somut olayda;... Aile Mahkemesinin 2010/908 Esas sayılı dosyasının 01/03/2011 tarihli ara kararı ile davacı kadın lehine 750 TL ve müşterek çocuk lehine 500 TL tedbir nafakasına ilişkin hüküm kurulduğu, tarafların .... Aile Mahkemesinin 2013/718 Esas ve 2014/163 Karar sayılı lmaı ile 25.02.2014 tarihinde boşandıkları, davacı lehine aylık 750 TL yoksulluk nafakasına ve velayeti davacıya verilen müşterek çocuk lehine aylık 500 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, kararın 01.07.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacının ev hanımı olduğu, kendisine ait evde oturduğu, çocuğuna baktığı, davalının mali müşavir olduğu, 4.000 TL geliri olduğu, babasından kalma evde oturduğu ve müşterek çocuğun 1999 doğumlu oldup, lise son sınıf öğrencisi olduğu tespiti yapılmıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 176/4. maddesi gereğince; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu bağlamda, iradın artırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir.
TMK. nun 327. maddesinin 1. fıkrası; "Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.” hükmünü, 330. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesi; “ Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir.” hükmünü, 331. maddesi ise; “Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.” hükmünü içermektedir.
Mahkemece;... Aile Mahkemesinin 2010/908 Esas sayılı dosyasının 01/03/2011 tarihli ara kararı ile kurulan nafakalar üzerinden geçen süre, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakaların niteliği, çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengenin korunması, ...endeksi ve TMK'nun 4. maddesinde vurgulanan "hakkaniyet" ilkesi de dikkate alınarak nafakaların arttırılmasına karar verilmesi gerekirken, talebin tümden reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy