MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakalarının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 18.07.2011 tarihinde boşandıklarını, boşanma kararı ile birlikte davalı lehine aylık 800,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, taraflar arasındaki velayet davasında 18.07.2013 tarihli karar ile müşterek çocuğun velayetinin davalıya verildiğini, müşterek çocuk ..için aylık 800,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, müvekkilinin işlerinin kötüleştiğini, banka kredi borçlarını ödeyemez hale geldiğini, şirketinin iflas ettiğini, mevcut ekonomik durumunun nafakaları karşılamaya yetmediğini, ayrıca davalının boşandıktan sonra sigortalı bir işte çalışmaya başladığını, davalının yoksulluk durumunun ortadan kalktığını ileri sürerek, davalı lehine hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılmasını veya aylık 100,00'er TL'ye indirilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mal varlığını hileli olarak devrettiğini, davacının müteahhitlik yapmaya devam ettiğini ve ekonomik durumunda değişim olmadığını, yoksulluk nafakasının anlaşmalı boşanma davası ile belirlendiğini, müşterek çocukta göz rahatsızlığı olduğunu ve iştirak nafakasının yakın zamanda belirlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı için ödenen yoksulluk nafakasının aylık 400,00 TL'ye ve müşterek çocuk için ödenen iştirak nafakasının aylık 500,00 TL'ye indirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; tarafların... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2011/150 Esas ve 2011/492 Karar sayılı ilamı ile 18.07.2011 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, davalı kadın lehine aylık 800,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, kararın 21.07.2011 tarihinde kesinleştiği, taraflar arasındaki velayet ilişkin davada .... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2012/596 Esas ve 2013/351 Karar sayılı 18.07.2013 tarihli ilamı ile müşterek çocuk .. velayetinin davalı anneye veridiği, müşterek çocuk lehine aylık 800,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, kararın 29.04.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması ile, davacının müteahhitlik yaptığı, kendisine ait ev ofisinde çalıştığı, adına kayıtlı şirketin olduğu, 2011-2015 yılları arasında araç devirleri yaptığı, taşınmaz satışları yaptığı, şirketin 2014 yılı ortalarında piyasaya büyük miktarlarda borçlandığı, üç milyon TL civarındaki borcun 2 milyon TL'lik kısmını ödediği, kendisine ait olan 3 daire olduğu, davalının tekstil işçisi olduğu, 950 TL ücret aldığı, 470 TL kira ödediği, ... adet evi olduğu, çocuğuna baktığı, bekar olduğu, müşterek çocuk...n'ın 2011 doğumlu olduğu ve annesi ile kaldığı tespit edilmiştir.
Davacı hakkında mahkemece yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yeterli olmadığı, davacının sahibi bulunduğu şirkete ilişkin detaylı bir araştırma yapılmadığı, davacının gelir durumunun net olarak tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının sosyal ve ekonomik durumu ayrıntılı şekilde araştırılıp, hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda hüküm tesisi doğru görülmemiş olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy