MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamı üzerine mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalının...kadrolu avukatı olduğunu, davacı kurum lehine sonuçlanan dava ve icra takiplerinden dolayı karşı taraftan tahsil edilerek emanet hesaplarına yatırılan avukat ücretlerinden, davalıya yasaların belirlediği limitlerin üstünde ödeme yapıldığını, bu paranın davalıya yersiz olarak ödendiğini ileri sürerek, fazla ödendiği tespit edilen 18.037,68 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; fazla ödemelerin geri alınması için gerekli dava açma süresinin geçtiğini belirterek, zamanaşımı ve hak düşürücü itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yapılan işlemin şart tasarruf olup idarenin, yanlış şart tasarrufunu ancak iptal davası açma süresi içinde geri alabileceği, bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geriye yürür şekilde geri alınamayacağı, BK.md.66 gereğince bir yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş; Dairemizin 21.02.2012 tarih ve 2...Karar sayılı ilamıyla ;..."
Davada, davalıya yapılan ödemenin daha önce bu yolda alınmış bir idari karara dayandığı iddia ve ispat edilmiş değildir. Ödemenin hatadan kaynaklandığı kabul edilmektedir.
Bu durumda herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar Hukukunun sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde isteneceği kabul edilmiştir.
./..
-2-
Sebepsiz zenginleşmede zamanaşımı başlangıcı BK.mad.66 uyarınca sebepsiz verme ya da sebepsiz zenginleşmeyi ödeme tarihi değil, zarar görenin verdiğini geri almaya hakkı olduğuna ıttıla tarihidir. Resmi kuruluşlarda bu zamanaşımı başlangıcı dava açmak üzere emir vermeye yetkili makamın öğrenme tarihidir. Davacı kurum açısından ise, yetkili makam dava açması için emir vermek üzere görevlendirilmiş kişinin dava açması için “ olur “ verildiği tarihtir. Mahkemece, ...23/10/2003 tarihli yazısı ile başlayan ödeme tarihlerinin zamanaşımının başlangıcına esas alınması usul ve yasaya aykırıdır." Gerekçesiyle bozma konusu yapılmıştır.
Dairemizin 21.02.2012 tarih ve... Karar sayılı ilamıyla dosyanın gönderildiği mahkemece bozma kararına uyulması yönünde ara kararı alınarak yapılan yargılama neticesinde ; "Mahkemece, bozmaya uyularak, yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile, 3.004,99 TL’nin dava tarihi 18.09.2009’dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir., karar verilmiş sözkonusu karar taraf vekillerince temyiz edilmiş; Dairemizin 18.03.2014 tarih ve ... Karar sayılı ilamıyla "...Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1)Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından;
Mahkemece, dava açıldıktan sonra davalının maaşından kesilen bir kısım para davacı alacağından mahsup edilmiştir. Mahsup edilen bu miktarlara dava tarihinden kesinti yapıldıkları tarihlere kadar geçen süre için faiz işletilmesi gerekmektedir. Bundan ayrı, davalı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, mahsup edilen ve hükmedilen alacağın tamamı üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2)Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Hesaplanan alacak miktarı içinde davacı idarece Vergi Dairesine ödenen gelir vergisinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının, Vergi Dairesine hataen ödenen gelir vergisinden dolayı bir zenginleşmesi bulunmadığı gibi, ödemede bir kusuru da bulunmamaktadır. Davacı idarenin hataen ödediği gelir vergisini ilgili yerden her zaman geri isteyebileceği de gözetildiğinde; davalının vergi miktarından da sorumlu tutulmuş olması doğru görülmemiş," Gerekçesiyle 2. kez bozma konusu yapılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "1-Asıl alacak miktarı mahsup ile ödenmiş olduğundan, konusu kalmayan davanın reddine, 3.004,99-TL'lik vergi miktarına ilişkin talebin reddine, Mahsup edilen 15.032,69-TL alacak üzerinden dava tarihi 18/09/2009 tarihinden mahsup tarihine kadar işleyecek yasal faizin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," karar verilmiş, sözkonusu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
./..
-3-
Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Başka bir deyişle, her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı kalmamış demektir. Bu hâlde, mahkemece, davanın konusunun kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Ancak, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına biçiminde hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı biçimde, davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Hüküm fıkrasının (1) no’lu bendinin silinip, yerine, “Asıl alacak miktarı mahsup ile ödenmiş olduğundan, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” ifadesi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş biçimiyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy