MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; müvekkili hakkında kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk yapılarak icra takibi başlatıldığını ancak kaçak kullanımın söz konusu olmadığını belirterek ... 2.İcra Müdürlüğünün 2012/4978 Esas ve 2012/4980 Esas sayılı icra dosyalarında talep edilen toplam 18.310,13 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacı hakkında düzenlenen tutanaklar ve bu doğrultuda yapılan tahakkukun yönetmelik ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, davacının ... 2. İcra Müdürlüğünün 2012/4978 ve 2012/4980 Esas sayılı icra takip dosyalarında talep edilen toplam 18.310,13 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı kurum görevlileri tarafından düzenlenen 02.07.2012 tarihli kaçak elektrik zaptında; B blok 2.giriş 1 nolu dairede, 03.07.2012 tarihli kaçak elektrik zaptında ise B blok 2.giriş 2 nolu dairede harici hat ile bağlantı yapılarak elektrik kullanımı tespit edilmiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesine göre; ''Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi'' kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edilmiş, 15. madde hükmünde de; kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Somut olayda; abone olmaksızın (sayaçsız) 13. Madde kapsamında kaçak elektrik tüketiminde bulunulduğu sabitttir.
Mahkemece; kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen taşınmazın davacıya ait olmadığı, kiracılık vasfının bulunmadığı gibi herhangi bir elektrik aboneliğinin de bulunmadığı, bu nedenle davacının söz konusu yerde kaçak elektrik kullanamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; taşınmazın tutanak tarihinde fiilen kullanıcısının kim olduğu hususları araştırılıp saptanmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; öncelikle, tutanak tarihi itibariyle taşınmazın fiili kullanıcısının kim olduğunun muhtarlık ve zabıta araştırması yoluyla saptanması; bundan sonra, mahallinde, zabıt mümzisi tanıklar hazır bulundurulmak suretiyle uzman bilirkişi heyeti marifetiyle keşif icrasıyla, kaçak elektrik kullanma fiilinin kim tarafından işlendiğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy