MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
VEK.AV. ...
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2011 yılında boşandıklarını, boşanma neticesinde davalı lehine aylık 200 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davacının hafif derecede mental retedasyon hastası olduğunu, % 50 oranında özürlü raporu bulunduğunu, bu nedenle düzenli gelir getiren bir işte çalışamadığını, ihtiyaçlarının ailesi tarafından karşılandığını, haftalık 50 TL ücret ile bir dükkanda zaman zaman çalıştığını, davalının ise yaklaşık olarak 2 ay önce belediyede işe girdiğini, halen de sigortalı olarak çalıştığını belirterek, davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde;mali durumunun kötü olduğunu, ihtiyaçlarının ailesi tarafından karşılandığını, asgari ücret düzeyinde geliri olup bu gelir ile geçinmesinin mümkün olmadığını, nitekim çalıştığı işten çıkarılmasının da ihtimal dahilinde olduğunu, davacının ise babası ile birlikte çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile; davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
....nun 176.maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Yargıtay HGK.nun 7.10.1998 tarih ve ... sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. ....nun yerleşik kararlarında "asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması," yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. (HGK. 7.10.1998 gün ... sayılı ve 1.5.2002 gün 2002/2-397-339 sayılı kararları).
./..
-2-
Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik araştırma sonuçları incelendiğinde davacının ailesi ile birlikte yaşadığı, belirli bir işi olmadığı, su tesisatçılığı yaptığı; davalının ise belediyede şirket elemanı olarak çalıştığı, asgari ücret seviyesinde geliri olduğu, aylık 250 TL kira ödediği, yine davalıya ilişkin yaptırılan ikinci sosyal ve ekonomik durum araştırma raporunda ise davalının ev hanımı olduğu ve çalışmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgilerine başvurulan davalı tanıkları da davalının 2014 yılı Ocak ayından itibaren çalışmadığını, davacının ise babası ile su tesisatçılığı yaptığını belirtmişlerdir. Yine davalıya ait ... kayıtları incelendiğinde ise,en son 2014 yılı 12. aya ait prime esas kazancının bulunduğu ve miktarının 1.134,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece;davalının belediyede işçi olarak belli bir dönem çalıştığı, ... kayıtlarında 499 gün çalışmasının tespit edildiği, davacının ise vesayet altında olup sabit bir geliri bulunmadığı, tesisatçı yanında günlük 50 TL yevmiye ile çalıştığı ve ancak kendi ihtiyaçlarını temin edebildiği gerekçe gösterilerek davalı lehine boşanma neticesinde hükmedilen aylık 200 TL'lik yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, dosyada bulunan sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçları, ... kayıtları ve tanık beyanlarına göre davalının öncesinde asgari ücret seviyesinde geliri olduğu ve halihazırda ise çalışmadığı ve ailesinin desteği ile geçimini sağladığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davalının halihazırda çalıştığı kabul edilse dahi sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçlarına göre belirlenen asgari ücret seviyesindeki gelirinin onu yoksulluktan kurtarmayacağı açıktır. Zira yoksulluk durumu, günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek takdir edilmelidir.
Hal böyle olunca mahkemece; dava tarihindeki şartlara göre davalının yoksulluğunun tamamen ortadan kalkmadığı, halihazırda çalışmadığı,çalıştığı kabul edilse dahi sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçlarından tespit edildiği üzere asgari ücret düzeyindeki gelirinin yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılmasına neden olmayıp indirmeye karar verilebileceği, davacının dava dilekçesindeki kaldırma talebi içinde indirme talebinin de olduğu (çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince) gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın tamamen kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...