MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin ...ticarethane elektrik abonesi olduğunu, işletmeyi 25/10/2002 tarihinde dava dışı kişiden devraldığını, devir tarihi itibariyle abonenin borcu olmadığını, buna rağmen davalı tarafından elektrik borcu nedeniyle davacı hakkında ... Esas sayılı dosyasında haksız olarak icra takibi başlatıldığını ileri sürerek; müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile ... Esas sayılı dosyasında dava tarihi itibariyle davacının davalı tarafa 79.233,15 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebililecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece bilgisine başvurulan ilk bilirkişi heyeti tarafından 21/10/2013 tarihinde tanzim edilen (ek) raporda; 2003/6, 2004/03-05-07-08-09-11, 2005/02-04-06-08, 2006/04-06-11, 2010/09-10-11-12, 2011/01-02-03-04-05-06-07-08-09-10 ve 11 dönem tüketim bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davacının davalıya toplam 274.106,58 TL borçlu olduğu belirtilmiştir.
.../...
-2-
Bu raporun yeterli görülmemesi üzerine alınan 08/07/2014 tarihli ikinci bilirkişi heyeti raporunda ise; davacının dava tarihi itibariyle davalı ... şirketince düzenlenen 28 fatura ile ilgili olarak; toplam 241.830,77 TL borçlu olduğu bildirilmiş ve bu ikinci rapor mahkemece hükme esas alınmıştır. İlk bilirkişi kurulu raporu ile hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için üç kişiden oluşan heyetten yeni bir rapor alınması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve raporlara ilişkin itirazlar karşılanmadan hüküm verilmiştir.
O halde, mahkemece; dosyanın aralarında elektrik mühendislerinin de bulunduğu bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna verilmesi, sonradan alınan ve farklı sonuçlar içeren ikinci raporla ilk rapor arasındaki çelişkinin, dava konusu olan tahakkuk dönemleri dikkate alınarak ve tahakkuk döneminde yürürlükte bulunan Yönetmelik ve sözleşme hükümlerine göre hesaplanarak giderilmesi konusunda rapor alınıp, hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy