MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dava dilekçesinde; davalı ile... sayılı ilamı ile boşandıklarını, söz konusu karar ile davacı lehine aylık 12,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini; aradan geçen zamanda takdir edilen nafakanın ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını bu nedenle, yoksulluk nafakasının 500,00 TL'ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davacının hemşire olarak görev yaptığı, davalıdan daha fazla gelir elde ettiği, yoksulluk halinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yoksulluk nafakası artırımı istemine ilişkindir.
TMK. nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Somut olayda; ... sayılı ilamı ile boşandıklarını, söz konusu karar ile davacı lehine aylık 12,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir.
./..
-2-
Mahkemece; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması neticesinde davalının işçi olup, aylık 1.300 TLmaaşının bulunduğu, evli olduğu; davacının ise hemşire olup, aylık 2.500 TL maaşının olduğu, evli olduğu tespit edilmiştir.
Ancak, davacı dava dilekçesinde; davalıdan boşandığı için lehine takdir edilen 12.00 TL yoksulluk nafakasının artırılmasını istemektedir. Bununla birlikte dosya arasında bulunan davacıya ait nüfus kayıt örneğinde davacının medeni halinin bekar olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, mahkemenin davacı hakkında yaptırdığı kolluk araştırma tutanağı ile davacıya ait nüfus kayıt örneği arasında çelişki olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; davacının ekonomik ve sosyal durumunun ayrıntılı bir şekilde araştırılıp, mevcut çelişkinin giderilmesinden sonra tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, davalının gelir durumu nazara alınarak, TMK md. 4'de vurgulanan hakkaniyet ilkesi uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy