MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tedbir nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; boşanma davası ile birleştirilen tedbir nafakası davası ile müvekkiline aylık 150 TL, müşterek çocuklar.... ve ... için de ayrı ayrı 100'er TL nafakaya hükmedildiğini, dava açıldığı tarihten sonra doğan ve annesi ile birlikte yaşayan ....çin ise müvekkilinin 100 TL nafaka aldığını, davalı kocanın açtığı boşanma davasının reddedildiğini, boşanma davası ile birlikte ayrı yaşamaya başlayan tarafların dava bittikten sonra bir daha bir araya gelmediklerini ileri sürerek, müvekkilinin almakta olduğu 150TL nafakanın aylık 500 TL'ye, müşterek çocukların almış oldukları 100'er TL nafakanın ise aylık ayrı ayrı her bir çocuk için 200'er TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile; tarafların sosyal ve içtimai durumlarının incelendiğinde davacının durumunun kendisinden iyi olduğunu, halen bakmakla yükümlü olduğu iki çocuğunun bulunduğunu, davalının 470 TL nafaka 150 TL birikmiş nafaka borcu olmak üzere toplam 620 TL nafaka gideri bulunduğunu, elinde kalan maaşın 440 TL olduğunu bu nedenle geçinmesinin çok zor olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalının maaşının 1.060 TL olduğu, 450TL nafaka ödediği, aynı zamanda birikmiş nafaka kesintisi olduğu, toplam da 620TL nafaka nedeniyle ödeme yaptığı ve eline 440TL geçtiği, davacının 150TL kendisi için 100'er TL de üç çocuğu için toplam 450 TL aylık nafakayı davacıdan aldığı, annesi ile birlikte yaşadığı, 150 TL kira ödediği ve annesinin 700 TL maaş aldığı, toplam 1.150 TL geliri olduğu, gerekçesi ile tarafların sosyal ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak takdiren nafakanın artırılması talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
./..
-2-
TMK. 186/3.maddesi uyarınca eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvalıkları ile katılırlar. Yasanın 195.maddesine göre de; evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler. Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri ortak hayat sebebi ile kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Bu durumda, hâkim eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya ilişkin önlemi alır. 200. maddeye göre de; koşullar değiştiğinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse alınan önlemi kaldırır.
Somut olayda; davacı kadın ev hanımı olup, 150TL karşılığı, annesi ve üç çocuğu ile birlikte kirada oturduğu, herhangi bir geliri bulunmadığı, davalının bir dinlenme tesisinde aşçı olduğu, aylık ortalama 1.012,15TL geliri bulunduğu, babasına ait evde oturduğu, çocuklardan....'un 4.sınıfta, ... 3.sınıfta, ...ın ise henüz üç yaşında olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar davacı kadının dava dışı annesinin aldığı aylık 750TL maaşın davacının geliri gibi kabul edilmiş olsa da, davacının annesi ile birlikte oturması ve annesinin 750 TL maaşının olması davalıyı nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz.
O halde mahkemece; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, ortak çocukların yaş ve eğitimlerine ve artan ihtiyaçlarına, nafakanın niteliğine ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim gözetilerek, TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktarda arttırıma karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yukarıdaki gerekçe ile davanın tümden reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy