MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki iştirak-yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2009 yılında boşandıklarını, boşanma neticesinde davacı için aylık 200,00 TL yoksulluk, müşterek çocuk ...için aylık 150,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, davacının geliri bulunmadığını, tarafların müşterek 3 kızlarının da davacının yanında olduğunu, davalının devlet hastanesinde sigortalı olarak çalıştığını ve aylık 1.250,00 TL geliri bulunduğunu, yine aylık 1.125,00 TL de kira geliri bulunduğunu belirterek, davalı ve müşterek çocuk... hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakalarının dava tarihinden itibaren kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maddi durumunun iyi olduğunu, davalının halihazırda kirada ikamet ettiğini, aylık 997,61 TL geliri bulunduğunu, aylık ortalama 650,00 TL harcaması olduğunu, müşterek çocuk ...ise aylık 110,00 TL servis ücreti bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına; davacının müşterek çocuk ... lehine takdir edilen iştirak nafakasının kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
TMK.nun 176.maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
./..
-2-
Yargıtay ....nun 7.10.1998 tarih ve ... sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. ....nun yerleşik kararlarında "asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması," yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. (...).
Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçları incelendiğinde davacının pazarcılık yaptığı,aylık ortalama 600-700 TL geliri bulunduğu, müşterek üç kız çocuklarının davacının yanında bulunduğu, 1994 model bir kamyonetinin bulunduğu; davalının ise temizlik işçisi olduğu, aylık 1.000 TL geliri bulunduğu, aylık 350 TL kira ödediği, müşterek çocukları ... davalının yanında olduğu ve ilköğretim 5.sınıfta eğitim gördüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgilerine başvurulan tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere davacının fiilen babası ile pazarcılık işi yaptığı, bu işten gelir elde ettiği; davalının ise hastanede temizlik işinde sigortalı olarak çalıştığı ve asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği sabittir. Dosya kapsamında yer alan davalıya ait 2015 /07. ay maaş bordrosu incelendiğinde ise aylık 1.284,19 TL geliri olduğu anlaşılmaktadır.
Bunun yanı sıra, davacının ... Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında ise müşterek kızları ...için aylık 300 TL yardım nafakasına hükmedilmesini talep ettiği ve yapılan yargılama neticesinde ise mahkemece 30.10.2014 tarihli karar ile müşterek kızları Sümeyra lehine aylık 200 TL yardım nafakasına hükmedildiği ve bu kararın temyiz edilmesi neticesinde Dairemizin ... sayılı ve 01.07.2015 tarihli ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği sabit olmakla, davalının halihazırda müşterek çocuk.... için de aylık 200 TL yardım nafakası ödeme yükümlülüğü altında olduğu açıktır.
Her ne kadar mahkemece; davalının boşanma sonrasında sigortalı olarak çalışmaya başladığı ve düzenli ve sürekli geliri olduğu gerekçe gösterilerek davalı lehine boşanma neticesinde hükmedilen aylık 200 TL'lik yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan taraflara ait sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçları,... kayıtları ve tanık anlatımları dikkate alındığında davalı kadının asgari ücret seviyesinde gelirinin bulunduğu,müşterek kızları ...için de aylık 200 TL yardım nafakası ödeme yükümlülüğü altında olduğu gözetildiğinde, asgari ücret seviyesindeki gelirinin onu yoksulluktan kurtarmayacağı açıktır. Zira yoksulluk durumu, günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek takdir edilmelidir.
Hal böyle olunca mahkemece; dava tarihindeki şartlara göre davalının yoksulluğunun tamamen ortadan kalkmadığı, sosyal ve ekonomik durum araştırma sonuçlarından tespit edildiği üzere halihazırda çalıştığı işinden asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği ve müşterek kızları... için de aylık 200 TL yardım nafakası ödeme yükümlülüğü altında olduğu da
./..
-3-
dikkate alındığında davalının elde ettiği gelirinin yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılmasına neden olmayıp indirmeye karar verilebileceği, davacının dava dilekçesindeki kaldırma talebi içinde indirme talebinin de olduğu (çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince) gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın tamamen kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...