MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların boşanmalarına ve müşterek çocuklarının velayetlerinin de davacıya verilmesine karar verildiğini, bu boşanma kararı ile birlikte davacı için 400 TL yoksulluk nakafası, müşterek çocuklar için de 100 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, nafakaların belirlendiği tarihten bu yana 4 yıldan fazla zaman geçmiş olup belirlenen nafaka miktarı düşük seviyede kaldığını, ayrıca çocukların büyüdüğünü ihtiyaçlarının arttığını iddia ederek davacı için belirlenmiş olan aylık 400 TL yoksulluk nafakasının 1.000 TL'ye, küçük ... belirlenmiş olan aylık 100 TL iştirak nafkasının 700,00 TL'ye ve küçük ....r için belirlenmiş olan aylık 100 TL iştirak nafakasının da 500 TL'ye yükletilmesini ve ayrıca belirlenen nafakalarının ileriki yıllarda dava tarihine tekabül eden tarihlerdeki .... oranında arttırılmış şekliyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; tarafların boşanmasına ve nafakaya hükmedilen.... Mahkemesinin ... sayılı kararın, karar tarihinin 01/04/2013 olduğu, davacının dava açmakta hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, belirlenmiş olan bu nafakaları müvekkilinin düzenli şekilde yatırdığını, müvekkilinin boşanmadan sonra geçen sürede yeniden evlendiğini ve kendisinin yeni bir yuva kurduğunu, doğal olarak masraflarının arttığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının boşanma davasını ve feri nitelikte nafaka talebini 07/07/2010 tarihinde ileri sürdüğü, nafaka tutarları belirlenirken dava tarihi itibariyle tarafların sosyal ve ekonomik durumları, müşterek çocukların yaş ve gelişim durumları dikkate alınacağından ilk nafakaya hükmedilen mahkeme kararında davacının ve müşterek çocukların dava tarihi olan 07/07/2010 tarihi esas alınarak nafaka tutarlarının belirlenmiş olduğu, bu tarihten itibaren geçen zaman zarfında nafakanın günümüz ekonomik şartları karşısında .... Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesinin 2...Karar sayılı dosyasında davacı ... için taktir edilen aylık 400 TL yoksulluk nafakası miktarının dava tarihinden itibaren 400 TL artırılarak aylık 800 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, taktir edilen yoksulluk nafakasının her yıl dava tarihine tekabül eden tarihlerde
./..
(07/11/2014) .... oranında artırılmasına, küçük .... için taktir edilen aylık 100 TL iştirak nafakası miktarının dava tarihinden itibaren 200 TL artırılarak aylık 300 TL, küçük ....çin taktir edilen aylık 100 TL iştirak nafakası miktarının dava tarihinden itibaren 200 TL artırılarak aylık 300 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, taktir edilen yoksulluk nafakasının her yıl dava tarihine tekabül eden tarihlerde (07/11/2014) ... oranında artırılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-) Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9/2 maddesine göre; ''Nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez.''
Somut olayda mahkemece; reddedilen kısım için davalı vekili lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
...'nun 175.maddesine göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.''
...nun 176/4. maddesine göre de; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası...in yayınladığı ....ranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Yoksulluk nafakası; boşanmadan sonra yoksulluğa düşecek eş için verilen ve boşanma davası kesinleştikten sonra işlemeye başlayacak olan nafakadır. Kural olarak yoksulluk nafakasının başlangıcı, boşanma kararının kesinleşme tarihidir. Nitekim somut olayda da, .... Aile Mahkemesinin.... sayılı boşanma ilamında; dava tarihinden itibaren hükmedilen 75 TL tedbir nafakasının, karar kesinleştiğinde 400 TL yoksulluk nafakası olarak devamına hükmedilmiş, hüküm 02.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
O halde mahkemece; daha evvel hükmedilen yoksulluk nafakasının kesinleşme tarihi esas alınarak, iş bu dava tarihinde yoksulluk nafakasının arttırılma talebi hakkında değerlendirme yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yukarıdaki gerekçe ile boşanma davasının açılma tarihi esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy