MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması ve yoksulluk nafakası davasınn mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, yoksulluk nafakası talebinin reddine, iştirak nafakasının artırılması talebinin kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların ... Aile Mahkemesinin ...Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, bu karar ile müşterek çocuk Anıl'ın velayetinin müvekkiline verildiğini, ayrıca müşterek çocuk için 300 TL iştirak nafakası hükmedildiğini, müvekkili için talep edilen yoksulluk nafakasının ise reddine karar verildiğini; ekonomik durumunun daha da kötüye gittiğini, boşanma davasının olduğu dönemde çocuğun 3 yaşında olduğunu, şimdi ise 6 yaşında olduğunu, giderlerinin artığını, bu masrafların üzerine eğitim masraflarının da eklendiğini belirterek; müvekkili lehine aylık 500 TL tedbir (dava sonuçlanınca yoksulluk) nafakası ile velayeti müvekkilinde bulunan müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakasının 600 TL ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece;''...Tarafların ... mahkemesinin ... karar sayılı ilamı ile boşandıkları, müşterek çocuk Anıl'ın velayetinin anneye verildiği, çocuk lehine 300 TL tedbir nafakasına hükmedildiği, davacının yoksulluk nafakası talebinin red edildiği, kararın 24/01/2003 tarihinde kesinleştiği, iş bu davamızın dava tarihinin 26/10/2015 tarihi olduğu anlaşılmıştır. TMK'nun 178. Maddesi uyarınca evliliğin boşanma sebebi ile sona ermesinden doğan dava hakları boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden 1 yıl geçmekle zaman aşımına uğrar denilmektedir. Yoksulluk nafakasının red edildiği ve boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde yoksulluk nafakası talep edilmediğinden yoksulluk nafakasına ilişkin talep red edilmiştir, Kaldı ki davacı kadın çalışmaktadır, tarafların mali ve içtimai durumlarında boşanma kararının verildiği tarihe göre önemli bir değişiklik olmamıştır. Müşterek çocuğa gelince geçen süre içerisinde çocuk
./..
-2-
büyümüş, masrafları artmıştır. Tarafların mali ve içtimai durumları araştırılmıştır. Buna göre son ilamdan itibaren dava tarihine kadar geçen sürede paranın satın alma gücündeki azalma, tarafların ve çocukların mali ve içtimai durumlarındaki değişiklikler, Üfe oranı ve hakkaniyet nazara alınarak talep kısmen yerinde görülmüş'' gerekçesiyle, davacının yoksulluk nafakası talebinin reddine, iştirak nafakasının artırılması talebinin kısmen kabulü ile... Aile Mahkemesinin ... Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk Anıl için belirlenen iştirak nafakasının aylık 400,00 TL 'ye yükseltilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda, taraflar arasında görülen ... Aile Mahkemesinin .... sayılı ilamında tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesine, müşterek çocuk lehine 300 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, davacının çalışıyor olması nedeni ile tedbir ve yoksulluk nafakasına yönelik talebin reddine karar verilmiş, söz konusu karar 24.01.2013 tarihinde temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Eldeki dava ise, 26.10.2015 tarihinde açılmıştır. Kesin hüküm tarafları ve mahkemeyi bağlayıcıdır. (HMK m. 303) Açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması dava şartlarındandır. (HMK m. 114/1-i) Dava konusu hakkında bir kesin hüküm olması halinde mahkeme diğer dava şartlarında da olduğu gibi bu hususu resen gözetmelidir.
Hal böyle olunca, mahkemece; taraflar arasındaki boşanma davasının ve o davada davacının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine dair kararın kesinleşmesi nedeniyle, eldeki davada davacı kadın için istenilen nafaka talebinin, kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken; yerinde olmayan yazılı gerekçe ile red kararı verilmiş ise de, sonuç itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek onanması gerekmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün davacı kadın için talep edilen nafaka yönünden gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, 23.06.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.
...