MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalı kurum tarafından kaçak tahakkuku nedeniyle düzenlenen tutanağa istinaden müvekkili tarafından ödenen bedelin müvekkili hakkında asliye ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla dayanaksız kaldığından bahisle ödenen meblağın istirdadına yönelik yapılan takibe davalı tarafından yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, ... İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, ...Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasında itirazın 16.262,87 TL lik kısmının iptali ile, takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; sözkonusu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, kaçak tahakkuku nedeniyle davalı Kuruma yapılan ödemenin asliye ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla dayanaksız kaldığından bahisle, ödenen miktarın iadesine yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 07 /05/2013 tarihinde açılmıştır.
6102 sayılı TTK. 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir.
./..
-2-
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın, davacı şirketin işyerinde kullanıldığı iddia olunan kaçak elektrik nedeniyle yapılan tahakkuka ilişkin olduğu her iki tarafın da tacir olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümü asliye ticaret mahkemelerinin görevi içerisindedir.
Bu durumda, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olarak açılan iş bu davaya bakma görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, öncelikle yargı yerinde ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi varsa görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi yoksa davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması ve 6100 sayılı HMK'nun 297/1-a maddesi uyarınca da kararın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla verildiğinin hükümde gösterilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...