MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki iştirak nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davacının davalı taraftan 18.06.2013 tarihinde boşandığını, müşterek çocukların velayetlerinin davacı anneye bırakıldığını, boşanma kararında davalının çocukların maddi anlamdaki masraflarına katkı sağlayacağını kabul etmesi nedeniyle davalının çocukların maddi anlamda masraflarını karşılamasına karar verildiğini, buna rağmen davalının bugüne kadar hiçbir maddi katkıda bulunmadığını, davacının maddi durumunun üç çocuğun geçimini sağlayamaz duruma geldiğini belirterek, müşterek çocuklardan 2005 doğumlu .... için 1.000 TL, 2008 doğumlu Beytullah ve 2009 doğumlu ....için 500'er TL olmak üzere toplam 2.000 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davacının müşterek çocuklar için davalının hiçbir maddi katkıda bulunmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalının çocukların ihtiyaçlarını karşıladığını, davalının.... 20 m2'lik terzihanede, terzi olarak tek başına çalıştığını, terzihanenin sipariş üzerine dikim yapmayan, sadece tadilat yapan bir terzihane olduğunu, tarafların boşanma öncesinde birlikte terzi olarak çalıştıklarını,...mevcut 140 m2'lik terzi atolyesinin davacı tarafa bırakıldığını, davacının müşteri çevresi yerleşmiş büyük bir atolyeyi işlettiğini, davacının maddi durumunun davalıya oranla daha iyi olduğunu, davalının borç alarak ve .... desteği ile terzihanesini açtığını, işyeri ve evinin kira olduğunu, davalının bir ay önce yeniden evlendiğini, sorumluluk ve giderlerinin arttığını, çocuklardan iddia edilen miktarda masraflarının bulunmadığını, talep edilen nafaka miktarlarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuklar lehine aylık 100'er TL iştirak nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
.../...
-2-
Somut olayda; tarafların ....Mahkemesinin 25.06.2013 tarihinde kesinleşen .....K.sayılı ilamı ile boşandıkları, boşanma ilamında müşterek çocuklar lehine nafakaya hükmedilmediği, davalının müşterek çocukların maddi anlamda masraflarını karşılamasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar hakkında mahkemece yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında, davacının terzi ve kırtasiye işi üzerine esnaflık yaptığı, aylık ortalama 2.000 TL geliri olduğu, işyeri kirasının 700 TL, evinin kirasının ise 550 TL olduğu, davalının ise terzi olduğu, aylık ortalama 2.000 TL geliri olduğu, ev kirasının 500 TL işyeri kirasının ise 800 TL olduğu, eşinin ev hanımı olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, tarafların müşterek çocuklarının 2005, 2008 ve 2009 doğumlu oldukları, her üçünün de öğrenci olduğu,davalının 12.05.2015 tarihinde yeniden evlendiği görülmüştür.
TMK.'nın 182/2 maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur.
Mahkemece, iştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir.( TMK. m.330/1 )
Buna göre, mahkemece; dava konusu nafakanın niteliği, nafaka yükümlüsü davalı babanın tespit edilen gelir durumu, müşterek çocukların yaşı, eğitim durumları ve ihtiyaçları nazara alındığında, takdir edilen iştirak nafakası miktarları az olup,...'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine aykırı görülmüş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy