MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesinde; davalı tarafından açılan boşanma davasının ... Aile Mahkemesi'nin ... sayılı karar ile reddedildiğini, müşterek çocuk lehine aylık 1.500 TL tedbir nafakasına (kararın kesinleşme tarihine kadar) hükmedildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini belirterek, müşterek çocuk lehine aylık 2.500 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk için dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 1.750 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33.maddesi (mülga 1086 sayılı HUMK’nun 76.maddesi) uyarınca; davanın esası olan maddi olayların ileri sürülmesi taraflara ait ise de, dava dilekçesini bir bütün olarak değerlendirerek, davayı nitelendirmek ve uygulanacak kanun maddesini belirlemek hakime aittir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.10.2013 gün,...3 Karar sayılı ilamı.)
Somut olayda, davalı tarafından eldeki dava öncesi davacı aleyhine açılan bir boşanma davası mevcut ise de, ... Aile Mahkemesinin 26.05.2014 tarihinde kesinleşen ... sayılı ilamı ile boşanma davasının reddine karar verildiği, söz konusu kararda müşterek çocuk için kararın kesinleşme tarihine kadar aylık 1.500 TL tedbir nafakasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. İştirak nafakası boşanmanın çocuklarla ilgili sonuçlarından biridir. Tarafların evliliği halen devam ettiğine göre, eldeki
./..
-2-
davada talep edilen nafaka, tedbir nafakasının tahsiline ilişkindir. Mahkemece nafaka türünün yanlış nitelendirmesi talebin esasını değiştirmez. O halde, mahkemece; davanın tedbir nafakası olarak nitelendirilmesi gerekirken, hukuki nitelemede hataya düşülerek, iştirak nafakası olarak nitelendirilmesi ve yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı; davacı yargılamada kendisini vekille temsil ettirmemesine rağmen mahkemece davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli bulunmamıştır.
Ne var ki; bu hususların düzeltilmesi yeniden yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/VII. maddesi gereğince hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan "...iştirak..." ifadesinin çıkartılarak, yerine "tedbir" ifadesinin yazılması, hükmün vekalet ücretine ilişkin 6.bendinin de hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...