MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki ziynet eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacı ile davalının 09.07.2009 tarihinde evlendiğini ve taraflar arasında görülen boşanma davasının halen derdest olduğunu, davalının evlenmeden önce edindiği taşınmaz üzerinde müvekkilinin de hakkı bulunduğu ayrıca davalının evlilikten kısa bir süre sonra, müvekkiline nişan ve düğün töreninde takılan tüm ziynet eşyalarını yeni bir işe yatırım yapacağı gerekçesi ile müvekkilinin elinden aldığını ancak bu altınların parası ile iş kurmak yerine kendisine yeni bir araba aldığını belirterek, taraflar arasındaki mal rejimininin edinilmiş mallara katılma usulüne göre tasfiyesini ve katılma alacağından şimdilik 15.000 TL'nin tasfiyenin sona ermesinden başlayarak işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 26/09/2013 tarihli duruşmadaki beyanında, ev konusundaki taleplerinden vazgeçtiğini, ziynet eşyası taleplerini ise tekrar ettiklerini belirtmiştir.
Davacı vekili 04/09/2013 havale tarihli ıslah dilekçesinde ise; ziynet eşyası taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 57.018,00 TL olarak ıslah ettiklerini açıklamış ve ıslah harcını tamamlamıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin açık olmadığını, talebin neye ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, dava konusu taşınmazın müvekkilin evlenmeden önce edindiği bir mal olduğunu, davacının tüm takı ve ziynet eşyalarını yurt dışındaki müşterek konuttan Türkiye'ye dönerken yanında götürdüğünü belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili 21/11/2013 tarihli ıslaha cevap dilekçesinde; ziynet eşyalarının evlilik birliğinin devamı sırasında, davacı ve davalı tarafça birlikte bozdurularak, yeni açılan işyeri giderlerinin karşılanmasında kullanıldığını belirtmiştir.
Mahkemece, "...davacı taraf her ne kadar ... ili 1618 ada 26 parselde kayıtlı taşınmaza yönelik mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı davası ile birlikte ziynet eşyalarına yönelik alacak davası açmış ise de yapılan yargılama aşamasında; davacı tarafın taşınmaza ilişkin davasından vazgeçtiğini beyan ettiği, zaten tapu kayıtlarının incelenmesinde davaya konu taşınmazın davalı tarafından edinim tarihinin evlilik tarihinden önce olduğu, haliyle katkı payı alacağı durumunun söz konusu olamayacağı kaldı ki davacı tarafın da bu davadan vazgeçtiğini beyan ettiği, yine bununla birlikte davaya konu ziynet eşyalarının evlilikten sonra davacının kendi rızasıyla davalıya verildiği ve bunların parası ile işyeri açıldığı, açılan iş yerinin de iflas ederek kapandığı, davacının altınlarının elinden rızası hilafına alındığı ispat edilemediği, davalıya söz konusu altınların istendiği zaman teslim edileceği kaydıyla verildiğinin de ispat edilemediği, evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerine karşı maddi yardımda bulunmalarının birlikte borçlanmalarının ve birlikte kazanç elde etmelerinin hayatın normal akışı gereği olduğu, bunun aksinin ise hayatın olağan akışına ters düşeceğinin de göz önüne alınması gerektiği..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin 26/09/2013 tarihli duruşmadaki beyanı ile dava konusu talebini ve temyiz istemini "ziynet eşyası alacağı" olarak hasretmiş olması nedeniyle temyiz incelemesi ziynet eşyası istemine yönelik olarak yapılmıştır.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.
Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (ev veya araç alımı, evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur.
Somut olayda; davalı taraf, davacı kadına takılan ziynet eşyalarının, evlilik birliği içerinde kendisine iş yeri açmak üzere bozdurulduğunu kabul etmiş, nitekim dinlenen davalı tanıkları da (davalının anne ve babası) altınların davalı tarafça iş yeri açarken kullanıldığını, ancak davalının iflas etmesi üzerine altınların gittiğini beyan etmişlerdir.
Şu durumda; davalı tarafın ikrarı ve tanık beyanları ile kadına ait düğünde takılan altınların davalı koca tarafından bozdurulduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, bozdurulup harcanan ziynet eşyalarının bir daha iade edilmemek kaydıyla davalı kocaya verildiğini, kadının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup harcandığını davalının ispatlaması gerekir. Başka bir deyişle, bu durumun davalı tarafça ispatlanması halinde davalı koca ziynet eşyalarını iade etmekten kurtulur. Ne var ki, ispat yükü kendisine geçen davalı koca, davacı kadının bu altınları bir daha iade edilmemek üzere verildiğini kanıtlayamamıştır.
O halde mahkemece, davalı tarafça bozdurulduğu kabul edilen ziynet eşyaları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesi ile talebin reddine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy