MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davası üzerine mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, boşanma kararı ile davalı için 750,00 TL yoksulluk nafakası bağlandığını, müvekkilinin yeniden evlendiğini, çocuğu olduğunu, harcamalarının arttığını, müvekkiline ait evdeki kiracının çıktığını, kentsel dönüşüm nedeni ile kiracı da bulamadığını, gelirinde azalma olduğunu, nafakayı ödeme imkanının olmadığını, davalının kira geliri olduğunu belirterek, davalı için bağlanan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına veya indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının iddialarının gerçek olmadığını, davalının kira geliri olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; nafaka miktarını protokolle üstlendiği ve nafakanın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte ekonomik durumunda değişikliğin olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK. 175.maddesi hükmü gereğince; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
TMK 176/4.maddesine göre ise; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir”. Aynı şekilde 331.madde uyarınca; “Durumun değişmesi halinde hakim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır”.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.
.../...
-2-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Somut olayda; tarafların . .. Aile Mahkemesinin ...Karar sayılı ve 18.04.2014 tarihli ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, davalıya aylık 750 TL yoksulluk nafakası bağlandığı, kararın 02.05.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılmadığı tespit edilmiştir.
O halde mahkemece; tarafların ekonomik ve sosyal durumu ayrıntılı olarak araştırıldıktan sonra, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken; nafaka miktarını protokolle üstlenildiği ve nafakanın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte ekonomik durumunda değişikliğin olduğunu da kanıtlanamdığı gerekçesiyle; eksik araştırma ve inceleme sonucu, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece, yapılacak iş; tarafların ekonomik durumlarının teferruatlı olarak araştırıldıktan sonra, sonucu dairesinde karar vermek olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...