MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesinde, davalı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, davalıya aylık 250,00 TL yoksulluk nafakası bağlandığını, ancak davalının sigortalı olarak bir işte çalışmaya başladığını, murisinden yetim aylığı aldığını, yaklaşık iki yıl kadar bir kişi ile resmi nikahsız olarak yaşadığını beyan ederek, davalıya bağlanan ve sonrasında 350,00 TL'ye çıkarılan yoksulluk nafakasının değişen protokol şartları da dikkate alınarak kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, nafakanın ortadan kaldırılmasını gerektiren sebeplerin hiçbirinin olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, verilen bu karar süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Türk Medeni Kanunu'nun 176/3.maddesine göre; İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Somut olayda; tarafların 03.11.2009 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, davalıya aylık 250 TL yoksulluk nafakası bağlandığı, davalı kadının tekstil işinde aylık 950 TL maaş ile çalışmaya başladığı, davacıdan 360 TL nafaka aldığı ve 360 TL kira ödediği, davacının ise aylık 2300 TL gelirinin bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Yerleşik Yargıtay'ın uygulamalarına göre, asgari ücret seviyesindeki gelirin yoksulluğu ortadan kaldırmadığı ilke olarak kabul edilmiştir (HGK'nun 1.5.2002 gün .... sayılı kararında olduğu gibi).
./..
-2-
Dava konusu olayda, davalı düzenli bir işte çalışmaya başlamıştır. Bu durumda davalının yoksulluğu tamamen ortadan kalkmamakla birlikte durumunda bir miktar iyileşme olduğu, bu hususun nafaka miktarının tayininde nazara alınacağı gözetilmeksizin davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, tarafların sosyo-ekonomik durumları nazara alınarak yoksulluk nafakası miktarında hakkaniyete uygun bir indirim yapmaktan ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...