MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesinde, ödenmekte olan 250 TL iştirak nafakasının, aylık 2.000 TL 'ye çıkartılmasını, bundan sonrası içinde nafaka artırma oranının belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, elektrik mühendisi olduğunu, 3.600 TL maaş aldığını, talep edilen nafakayı ödeyemeyeceğini, 2.500 TL eve kredi ödediğini, TÜFE olarak artış yapılmasını istemiştir.
Mahkemece, aylık 500 TL nafakaya karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; Somut olayda, mahkemece; nafaka artış talebi hakkında karar verilmiş, nafaka artış oranının her yıl belirlenmesi talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir.
Mahkemece; oluşturulan hükümde tüm taleplerin karşılanması gerekirken, HMK 297.maddesi hükmü gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy