MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların... sayılı ilamı ile boşandıklarını, müvekkili lehine aylık 500 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen sürede paranın alım gücünün düştüğünü, nafakanın yetersiz kaldığını belirterek; yoksulluk nafakasının 1.000 TL artırılarak dava tarihi itibariyle aylık 1.500 TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; tarafların 2000 yılında yurtdışında boşandıklarını, Türkiye'de tanımanın ise daha sonra olduğunu, nafaka alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının yurtdışında başka birisi ile fiilen evli gibi hayat sürdüğünü savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren 100 TL artırılarak aylık 600 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesine göre; ''Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.'' şeklinde, 9/1. maddesine göre ise; nafaka davalarında hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı avukatlık ücreti olarak hükmolunacağı, bu miktarların tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamayacağı düzenlenmiştir.
./..
-2-
Somut olayda; mahkemece yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.200 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değilse de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediginden hüküm kısmının 5. bendinde yer alan "1200 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacı davasını vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...