MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacının, davalının ailesiyle birlikte yaşamaya zorlandığını, bu dönemde davalının annesi ile davalının ablası tarafından istenmediğini, baskıya maruz kaldığını, davacıyı müşterek konuttan kovduklarını ileri sürerek; tespit dosyasında belirlenen çeyiz eşyaları ile ziynet eşyalarının davalıdan aynen alınmasına; bu mümkün olmadığında, bedeli olan 24.175.00.- TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ile; davacının evi terk ederken ziynet eşyalarını ve diğer eşyalarını yanında götürdüğünü savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne; davacıya ait çeyiz eşyaları ile muhtelif eşyaların ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/2D.İş sayılı dosyasındaki 21.02.2011 tarihli bilirkişi raporunda 26 maddede belirtilen eşyaların aynen teslimine; eşyaların aynen teslimi mümkün değil ise; bedeli olan 5.125,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacıya ait olan ziynet eşyalarından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.08.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda 9 sıra numarası halinde belirtilen toplam 18.842,00 TL bedelli ziynet eşyalarının aynen teslimine; ziynet eşyalarının aynen teslimi mümkün değil ise, talep ettiği bedelden 18.842,00 TL'nin kabulü ile, bu bedelin 18.637,00 TL sinin dava tarihinden itibaren, 205.00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 12.03.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Anılan karar, Dairemizin, 2014/17083 esas 2015/10144 karar sayılı ve 03/06/2015 tarihli kararı ile; “...Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine ya da re'sen gözetilmesi gerekir. Davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi
sıfatıyla yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Davalının diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir..." gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece; 1- Davanın Kısmen KABULÜNE; Kısmen REDDİNE;
2- Davacıya ait çeyiz eşyaları ile muhtelif eşyaların ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/2 D.İş sayılı dosyasındaki 21.02.2011 tarihli bilirkişi raporunda 26 maddede belirtilen eşyaların aynen TESLİMİNE; Eşyaların aynen teslimi mümkün değil ise, bedeli olan 5.125,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
3- Davacıya ait olan ziynet eşyalarından Mahkememizin 27.08.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda 9 sıra numarası halinde belirtilen toplam 18.842,00 TL bedelli ziynet eşyalarının aynen TESLİMİNE; Ziynet eşyalarının aynen teslimi mümkün değil ise, talep ettiği bedelden 18.842,00 TL nin KABULÜ ile, bu bedelin 18.637,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 205.00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 12.03.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
HMK'nın 266.maddesi hükmüne göre; Çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olayda; mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunu Yazı İşleri Müdürü hazırlamıştır . Davacının talep ettiği eşyaların ( ziynet eşyaları dışında ) niteliklerini ve değerlerini belirleyen bu raporun konunun uzmanı olan bir bilirkişi tarafından hazırlanması gerekmektedir. Anılan bilirkişi raporu hükme dayanak alınacak nitelikte değildir . Dava konusu edilen bu eşyaların nitelik ve değerlerinin uzman bilirkişi tarafından denetime elverişli bir şekilde belirlenip hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur.
Mahkemece; dosyanın uzman bir bilirkişiye verilmesi, bilirkişiden, davaya konu edilen çeyiz eşyalarının nitelik ve değerlerinin taraf ve Yargıtay denetime elverişli bir şekilde değerlendirilip, belirlenip, hesaplanması için rapor alınarak; sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.