(4721 S. K. m. 176) (YHGK 07.10.1998 T. 1998/2-656 E. 1998/688 K.)
Dava: Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılması davası üzerine mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dava dilekçesinde; davalı ile 29.01.2014 tarihinde boşandıklarını, boşanma ilamı ile davalı lehine aylık 200,00 TL yoksulluk ve velayeti davalıya bırakılan müşterek çocuk lehine aylık 200,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, davalının sigortalı bir işte çalıştığını, gelirinin olduğunu, müşterek çocuk...in de evlendiğini belirterek, yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, davalının kendi isteği ile yoksulluk nafakasını verdiğini, müvekkilinin boşanma tarihinde de aynı işyerinde çalıştığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davalının aylık geliri davacının gelirinden fazla olduğu ve evlenmenin kişiyi ergin kıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılması talebine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu'nun 176/4.maddesi hükmüne göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu hüküm gereğince mahkemece iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesi gerekmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Somut olayda; tarafların ...Mahkemesinin ...Karar sayılı ilamı ile 29.01.2014 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, davalı ... lehine aylık 200,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği ve kararın 18.02.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; tarafların 29.01.2014 tarihinde boşandıkları, davalının çalıştığı işyeri yazısına göre 18.12.2013 tarihinden beri çalıştığı, boşanma davasının yargılaması sırasında da çalışmaya devam ettiği ve gelirinin olduğu bu hususun ve davacı kocanın aylık 200,00 TL nafaka ödeme yönündeki kabulü nazarı dikkate alınarak, mahkemece davalı lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiği; boşanma davasının üzerinden geçen süre ve davalının yoksulluk nafakasının kaldırılmasını veya indirilmesini gerektirecek nitelikte sosyal ve ekonomik durumunda değişiklik olmadığı anlaşılmaktadır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının ekonomik durumunda herhangi bir kötüleşme bulunmadığı, davalının da ekonomik durumunda herhangi bir artış ve iyileşme bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucunda yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy