MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların, mülkiyeti davalıya ait ... ... 6383 ada, 20 parsel sayılı taşınmazının alım satımı hususunda anlaştıklarını, davacının anlaşma gereğince davalıya 59.500,00 TL kapora ödemesine rağmen davalının taşınmazı müvekkiline devretmediğini, başka şahsa devrettiğini belirterek, davalıya ödenen 59.500,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, kendisine kaparo ödemediğini, ödemenin dava dışı emlakçıya yapıldığını bildirerek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalıya ödeme yaptığını ispatlayamadığını, bu nedenle davalının sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğun tahsilatı yapan dava dışı emlakçıya ait olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmaz satışına ilişkin taraflar arasında yapılan sözleşme resmi şekilde yapılmış olmadığından hükümsüzdür. (TMK.706, BK.md.213, Tapu Kanunu md.26). Akdi yapanlardan birisi tarafından, önceden diğerine ödenen pey akçesi (kaparo) veya cayma akçesi de ceza şartı gibi borcu kuvvetlendirmeye yarayan fer'i bir şarttır; bu bakımdan esas akit geçerli olmazsa fer'i şart da geçersizdir. Geçerli olmayan bir akit dolayısıyla ödenmiş bulunan pey akçesinin (kaparonun) geri verilmesi, sebepsiz mal edinmeye ilişkin hükümler gereğince istenebilir.
Somut olayda; taraflar arasında 17.04.2012 tarihli gayrimenkul alım satım sözleşmesinin yapıldığı, sözleşmede; 59.500 TL kaparo olarak verildiği ve sözleşmenin alıcı, satıcı ve komisyoncu tarafından da imzalandığı anlaşılmaktadır. Davalı 18.04.2012 tarihli polis merkezinde verdiği ifadesinde paranın emlakçıya verilebileceğini davacıya söylediğini belirtmiştir.Bunun üzerine davacı ödemeyi dava dışı emlakçıya yapmıştır. Davalının bu beyanı resmi makamlar önündeki ikrar olup, kesin delil hükmündedir ve davalıyı bağlayıcı niteliktedir.
./..
-2-
Bu nedenle, dava konusu kaparo bedeli davalının talimatı üzerine dava dışı emlakçıya ödendiğinden, davalı alıcı ödenen kaparo bedelinden sorumlu olup bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...