MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabbulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalının özel eğitim merkezinde öğretmen olduğunu, yoksulluktan kurtulduğunu ileri sürerek aylık 500.00.- TL olan yoksulluk nafakasının kaldırılmasını, mümkün değil ise; 200.00.- TL'ye indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davalının ekonomik sosyal durumunun değişmediğini, sabit ve güvenli bir işi olmadığını, çalışmak zorunda olduğunu, daha önce açılan ve reddedilen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının kararının kesinleşmesinden 18 gün sonra bu davanın açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; yoksulluk nafakasının aylık 200.00.- TL' ye indirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 176/4.maddesi hükmüne göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu hüküm gereğince mahkemece iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesi gerekmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Somut olayda, tarafların 18/07/2010 tarihinde evlendikleri, 11/04/2013 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları, boşanma kararının yanı sıra kadın yararına 500.00.-TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, davacının aynı gerekçe ile 29/11/2013 tarihinde açtığı yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının 05/11/2014 tarihli karar ile reddedildiği, bu kararın 11/07/2015 tarihinde kesinleştiği, bu davanın ise 29/07/2015 tarihinde açıldığı, davacının memur olduğu, 3.300.00.-TL maaş aldığı, 850.00.-TL kira ödediği, yeniden evlendiği, davalının ise, özel rehberlik merkezinde rehber öğretmenlik yaptığı, 970.00.-TL maaş aldığı, ailesi ile kaldığı, kira ödemediği anlaşılmaktadır.
Davalının SGK kayıtlarına göre davacı ile evlenmeden önce ve evliliği sürer iken de çalıştığı, kayıtlarda işe giriş çıkış tarihlerinin belli olduğu, özel eğitim ve rehberlik merkezi ile 1 yıllık sözleşmeler yaparak çalıştığı, ekonomik durumunun bu nedenle hiç değişmediği tespit edilmiştir.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalının ekonomik durumunda herhangi bir artış ve iyileşme bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucunda kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.