MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ... Aile Mahkemesi'nin 2011/657 esas, 2012/534 karar sayılı ilamı ile boşandıklarını ve boşanma kararının 14/06/2012 tarihinde kesinleştiğini, düğün töreninde müvekkiline takılan ziynet eşyaları ile yine müvekkiline ait bir kısım kişisel eşyaların davalıda kaldığını, müvekkilinin evden hiçbir eşyasını alamadan ayrıldığını belirterek, cins ve nitelikleri itibariyle tek tek belirtilen ziynet eşyaları ile kişisel eşyaların (ev eşyaları) aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; düğünde takılan ziynet eşyalarının büyük kısmının düğün borçlarını ödemek için her iki tarafın rızası ile bozdurulduğunu, kalan kısmının ise davacı tarafından evden ayrılırken götürüldüğünü, dava dilekçesinde sayılan ev eşyalarının davacıya ait olduğu iddiasının ise gerçeği yansıtmadığını, bu eşyaların bizzat müvekkili ve ailesi tarafından alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; düğün takılarının çalınmaması için davalının annesi tarafından muhafaza edildiği, davacı kadının taraflar arasındaki tartışma sonucunda eşyalarını alamadan evden ayrıldığı, bu şekilde ziynet eşyalarının davalı tarafta kaldığı, davacı tarafça talep edilen ev eşyalarının büyük bölümü ile beyaz eşyaların davalı tarafından düğün öncesinde alınmış olduğu, bir kısmının ise düğünde sonra taraflarca birlikte alındığı gerekçesi ile;
Davacının ziynetlere ilişkin davasının kabülüne; 6 Adet 22 ayar bilezik 6.510.00 TL , 70 adet küçük altın 10.780.00 TL, 1 adet 14 ayar set takımı, 5.525.00 TL değerindeki altınların aynen davalı tarafından davacıya iade edilmesine, aynen olmadığı taktirde toplam değerleri olan 22.875.00 TL'nin ancak dava 10.000.00 TL olarak açılmış olduğundan dava tarihinden itibaren 10.000.00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının eşyalara ilişkin açmış olduğu davanında kısmen kabul kısmen reddine; oturma odası takımı 550.00 TL , Dvd oynatıcı 50.00 TL ,... marka bilgisayar 500.00 TL, ... marka plazma TV 850.00 TL değerindeki eşyaların ortak mülkiyette olduğununun tespitine, dava konusu olan... marka buzdolabı 550.00 TL, ... marka çamaşır makinesi 550.00 TL , .. marka bulaşık makinesi 340.00 TL, ... marka fırın 60.00 TL, .... marka salon takımı 1.100.00 TL, ... marka yatak odası takımı 750.00 TL , elektrik süpürgesi 70.00 TL, 4 metre halı ve uzun yolluk 225.00 TL değerindeki eşyalara ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı eşte kaldığı ileri sürülen ziynet eşyaları ile bir kısım çeyiz (ev) eşyasının aynen ya da bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Davanın açılması harca tabi usuli bir işlemdir. Davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir. Harcın eksik yatırılması halinde yapılacak işlemler ve izlenecek yol ile harcın yatırılmaması ve yaptırımı aynı kanunun 27 ve 32.maddelerinde belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27.maddesinin son fıkrası hükmüne göre harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise müteakip işlemlere ancak harç ödendikten sonra devam olunacağı vurgulanmış ve 30.maddede de yargılama sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o oturum için yargılamaya devam olunacağı, takip eden oturum gününe kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, ...150/5.maddesinde gösterilen süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının eksik harcın ödenmesine bağlı olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesine ekli olarak sunduğu listedeki ziynet eşyaları ile çeyiz eşyalarının aynen iadesini, olmadığı taktirde bedellerinin davalıdan tahsilini istemiştir. Harca esas değer dava dilekçesinde 10.000.TL olarak gösterilmiş yargılama sırasında ise yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde ise davacı tarafça talep edilen ziynet eşyalarının toplam değerlerinin 22.875 TL, çeyiz (ev) eşyası bedellerinin ise 5.595 TL olduğu belirlenmiştir. Ziynet ve çeyiz eşyası alacağı davalarında aynen iade olmadığı taktirde bedele ilişkin istem varsa aynen iade istemi o eşyaların (ziynetlerin) gerçek bedelini de içerdiğinden, davacının talebi doğrultusunda aynen iadeye karar verilmiş olması halinde, talep konusu eşyaların (ziynet ve çeyiz) bilirkişi raporu ile belirlenen bedelleri üzerinden eksik nisbi harcın tamamlatılması gerekecektir.
O halde mahkemece, Harçlar Kanunu'nun 30.maddesi gereğince, bilirkişi raporunda belirlenen değer üzerinden eksik nisbi harcın tamamlatılması için davacı vekiline süre verilmesi gerekirken eksik nisbi harç tamamlatılmadan dava dilekçesinde harca esas değer olarak gösterilen bedel talep gibi değerlendirilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. Maddesine göre, konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekalet ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretin altında kalamamak kaydıyla nispi tarifeye göre hesaplanır. Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekalet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır.
Somut olayda mahkemece, davacının talep etmiş olduğu bir kısım çeyiz (ev) eşyaları yönünden davanın kısmen reddine karar verilmiş olması karşısında, reddedilen bedel üzerinden davalı lehine 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 437,40 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy