MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR: ... VS.
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalıların, 18/05/2011 tarihli adi yazılı sözleşme ile Sav Kasabası 582 ve 3317 parsel sayılı tapuda kayıtlı bulunan taşınmazları toplamda 13.500,00 TL bedelle müvekkiline sattıklarını; satış bedelinin 7.000 TL'sinin davalı ...'ye, 6.500 TL'sinin ise davalı ...' ya verildiğini; ancak, davalıların taşınmazların tapusunu müvekkiline devir etmediklerini, müvekkilinden almış oldukları 13.500TL satış bedelini de geri ödemediklerini belirterek; 13.500TL' nin 18/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizli ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, cevap dilekçesinde; adi yazılı sözleşme altındaki imzaların kendilerine ait olduğunu, kendilerinin parayı aldığını, ancak diğer 3 kardeşinin paranın yarısını alamadıklarından tapu devrinin gerçekleşmediğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının, sözleşme gereği davalılara 13.500 TL ödemede bulunduğu, sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle bedelin iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 13.500TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, tapulu taşınmazın mülkiyetinin geçirilmesini amaçlayan sözleşme resmi biçimde düzenlenmediği için geçersizdir. Bu durumda taraflar, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karşılıklı olarak verdiklerini iade ile yükümlüdürler. Geçersiz sözleşme çözülürken, mahkemece, davalının aldığı satış bedelinin iadesine karar verilmesi sırasında davacının da elinde bulundurduğu taşınmazın davalıya aynı anda ve zamanda iade edilmesi gerekir.
./..
-2-
Somut olayda; 18.05.2011 tarihli 'Gayrimenkul Satış Vaadi' başlıklı adi yazılı sözleşme ile Isparta İli, Merkez ilçesi, Sav Kasabası'nda kain 582 ve 3317 parsel sayılı taşınmazların taraflar arasında satışı gerçekleştirilmek istendiği; 3317 parsel sayılı taşınmazın halen davalıların murisi ... mirasçıları adına kayıtlı iken, 582 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi .... dan 16.05.2011 tarihinde mirasçılarına yapılan intikal sonrasında 18.05.2011 tarihinde davacıya satış nedeniyle tapuda devir edildiği anlaşılmaktadır. 18.05.2011 tarihli sözleşmenin lafzı ve davalılar kabulü ile dava konusu 13.500TL' nin davalılara satış bedeli olarak ödendiği sabittir. Ancak, davacı, dava dilekçesinde, satış bedelinin 7.000TL' sini davalı ...'ye , 6.500TL' sini ise davalı ...' ya ödediğini ileri sürmüştür.
Bu itibarla, davacının harici satış sözleşmesi ile tapuda kayıtlı 2 adet taşınmazı satın almak için davalılara ödediği 13.500TL' yi istediği, ancak taşınmazlardan biri için davacı adına tapuda devrin yapılmış olduğu tespit edilmiştir.
O halde, mahkemece; taraflardan, dava konusu taşınmazlardan hangi taşınmazın, kaç liraya satıldığının açıklattırılarak ve kime, ne kadar ödendiği tespit edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, mahkemece; geçersiz sözleşmeye konu edilip de tapuda devrin gerçekleşmediği 3317 parsel sayılı taşınmazın davacının zilyetliğinde olup olmadığı, taşınmazın davalılara iade edilip edilmediği noktasında gerekli araştırma ve inceleme de yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece, dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde olup olmadığına ilişkin gerekli araştırma ve inceleme yapılmalı, taşınmazın halen davacının zilyetliğinde olduğunun tespiti halinde, hükmedilen alacağa taşınmazın iadesi tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...