MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki geçici abonelik tesisi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinini ...nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, binanın iskan raporunun bulunmaması nedeniyle abonelik tesisinin yapılmadığını, müvekkilinin mağdur olduğunu ileri sürerek, söz konusu taşınmaza geçici su aboneliği tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; ''...bu konutun yapı (inşaat) ruhsatının bulunduğu, konutun fen kurallarına göre tamamlanmış olduğu ve böylece 3194 sayılı İmar Kanununun 5784 sayılı Yasanın 25. maddesiyle eklenen geçici 11 maddesi hükmü uyarınca davacı adına geçici abonelik tesisi koşullarının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bundan başka davacının davalı kuruma kişisel su borcunun bulunmadığı, dosyadaki mevcut 15/05/2007 tarihli yapı ruhsat tarihinin İmar Kanunun geçici 11. maddesine göre 26/07/2008 tarihinden önce olması da göz önüne alınarak ;
Davacının su aboneliği tesisine yönelik istemini yerine getirmekten kaçınmasının 3194 sayılı İmar Kanunun 31. ve geçici 11. maddesi gereğince haklı bir nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının 3194 Sayılı İmar Kanunun 31. ve geçici 11. maddelerindeki şartları taşıdığı sabit olmakla'' gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu daireye abonelik giderleri davacı tarafından karşılanmak üzere geçici su aboneliği tesisine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının konutuna geçici abonelik tesisinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
./..
-2-
Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 30 ve 31. madde hükümlerine göre, yapı kullanma izin belgesi bulunmayan yerlerde abonelik tesisi mümkün olmayıp, dava konusu dairenin bulunduğu binanın yapı kullanma (iskan) izninin alınmadığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle konuya ilişkin mevzuatın açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
26.07.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 25. maddesi ile 3194 Sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici 11. madde;"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara; yol, elektrik, su, telefon, kanalizasyon, doğalgaz gibi alt yapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde, ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su ve/veya elektrik bağlanabilir. Bu kapsamda, ilgili belediyeden dağıtım şirketlerine elektriğin kesilmesi talebinin söz konusu olması halinde aboneliği iptal edileceğinden, su ve/veya elektrik bağlanması herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak, yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12/10/2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanmaz." hükmünü içermektedir.
Öte yandan, ... Tarifeler Yönetmeliği’nin 30/d maddesinin yollamasıyla, anılan Tarifenin “Abonelik türleri” başlıklı 6/h maddesi,
“…Abonelerin gruplandırılmasıyla, tarifelerin uygulama esasları aşağıda açıklanmıştır.
...
Geçici aboneler:
...
Yapı ruhsatı bulunup da, elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedeninin;
-Sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması halinde tüm bağımsız bölümlere,
-Binanın tamamından kaynaklanmayıp, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması halinde, bu aykırılığın binanın taşıyıcı unsurlarını etkilemeyen ve teknik açıdan tamamında oturulmasında sakınca olmadığının belgelenmesi şartıyla yapı ruhsatına uygun bağımsız bölümlerine,
-Binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde tüm bağımsız bölümlere,
Yapı Kullanma İzni Belgesi alınıncaya kadar geçici olarak, kullanım türüne göre su verilen aboneliklerdir…” hükmünu içermektedir.
Buna göre, yapı ruhsatı bulunup da elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedenlerinin; sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması, binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde, geçici abonelik yapılacağı kabul edilmiştir.
./..
-3-
Abonelik tesisi istenen dava konusu dairenin bulunduğu binanın yapı (inşaat) ruhsat tarihinin 15.05.2007 olduğu açık ise de, dava konusu yerde elektrik,doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinden en az birinden faydalanıldığına ilişkin dosyada bir veri olmadığı, dosyadaki davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan denetim hizmet bedeline ait hakediş raporunda binanın gerçekleşme oranının %80 olduğundan başka, dava konusu dairenin bulunduğu binanın fenni gereklerine uygun şekilde yapılıp yapılmadığı konusunda mahkemece bir araştırma yapılmamıştır.
Buna göre, mahkemece; konusunda uzman bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak, abonelik tesisi istenen daire için yukarıda anılan İmar Kanununun geçiçi 11. maddesinde belirtilen şartların oluşup oluşmadığı, Aski Tarifler Yönetmeliğinin yukarıda anılan hükümleri de göz önüne alınarak, geçici abonelik tesisi için bir sakınca olup olmadığı hususlarında, hüküm kurmaya yeterli, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde, bilirkişiden ayrıntılı ve açıklayıcı bir rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy