MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davalı şantiye abonesine ait su borçlarının ödenmediği, ödenmeyen su bedellerinin tahsili için ... sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibine başlandığı, borçlu abonenin yasal süresi içinde itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, bu nedenle borçlunun ... sayılı dosyasındaki icra takibine ve borca itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, haksız itiraz nedeniyle %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleriyle, vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın reddini, davalının hakkında icra takibine geçmekte haksız ve kötü niyetli olduğundan %20 den az olmamak üzere tazminat ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının davasının kabulü ile, itirazın iptaline,... sayılı takip dosyasındaki takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; sözkonusu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir .
1-) Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
İcra inkar tazminatını düzenleyen İİK'nun 67/2 maddesindeki %40 ibaresi, 02.07.2012 tarihinde ve 6352 sayılı Kanun'un 11.maddesi ile % 20'si şeklinde değiştirilmiş olup; İİK'nun 67. maddesinde değişiklik yapan 6352 sayılı Kanunun 11. maddesi 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6352 sayılı Kanunun 38.maddesi ile ...'na eklenen geçici 10.maddeye göre, bu kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce, başlatılan takip işlemleri hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir. Geçici 10.maddesindeki "takip işlemleri" ibaresini takip talebi olarak anlamak gerekir.
./..
-2-
Bu durumda, 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce yapılmış olan icra takipleri üzerine açılan ve açılacak olan itirazın iptali davalarında; icra inkar tazminatı asgari %40 olarak uygulanacaktır. 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden sonra, yapılan icra takipleri üzerine açılacak itirazın iptali davalarında, icra inkar tazminatı %20 olarak uygulanacaktır.
Somut olayda, davacının başlattığı icra takibinin tarihi 30.06.2011 olup, 6352 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile İİK.'na eklenen geçici 10.maddesi uyarınca, % 40 inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, % 20 inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir .
2-) Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekili ... sayılı takip dosyasında; 1517,82 TL asıl alacak, 1.578,06 TL işlemiş faiz; 284,05 TL işlemiş faizin KDV'si, 861,48 TL faizsiz alacak olmak üzere toplam 4.241,41 TL tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %16,80 faiz ve faizin %18 KDV'si ile birlikte tahsili talebinde bulunmuş; mahkemece yapılan yargılama neticesinde; takibe dayanak kalemler yönünden bilirkişi raporu alınmaksızın davacının davasının kabulü ile, itirazın iptaline, ... sayılı takip dosyasındaki takibin devamına, %20 İcra İnkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir .
...'nın 266. (... m.275) maddesi gereğince; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. ...’nın 281.maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için mahkemenin, gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Somut olayda; davalının borçlu olduğu miktarın tespiti, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği için bu hususta bilirkişi raporu alınması gerekirken, eksik inceleme sonucu borç miktarının tespitine yönelik rapor alınmaksızın karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...