MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde;davalının borcu nedeniyle su sayacının söküldüğünü, davalının bunun üzerine kaçak sayaç takarak su kullanmaya devam ettiğini,bu durumun 17.06.2011 tarihli tutanak ile sabit olduğunu,davalının bu kullanımı nedeniyle hakkında tahakkuk ettirilen bedeli ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi yapıldığını, davalının ise takibe kısmi itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu belirterek,itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacı kurumun abonesi olduğunu, 2004 yılının 1.ayında tarafına 250 TL'lik su faturası tahakkuk ettirildiğini, faturanın fazla olması nedeniyle sayacı kurum görevlilerine söktürdüğünü ve muayene yaptırdığını, arızalı sayacın gösterdiği tüketimin fazla olmasından dolayı ödeme yapmadığını, görevlilerin sayacı söküp götürdüklerini, ancak yerine sayaç bağlanmadığını, daha sonra kendisinin satın aldığı sayacı takarak su kullanmaya devam ettiğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olaya gelince;davaya konu edilen olayın davalı abonenin meskeninde yer alan su sayacının davacı kurum görevlileri tarafından sökülmesi sonrasında davalı tarafından takılan ve kuruma kaydı olmayan su sayacından tüketilen su bedelinin tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmakla,taraflar arasında, 4077 sayılı yasanın değişik 11/A maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi (mesken abonesi) bulunduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. 4077 sayılı Kanunun 2. ve 3.maddeleri gereği somut olaya 4077 sayılı Kanunun uygulanması gerekmektedir.
Hal böyle olunca, 4077 sayılı Kanunun 23.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu işin esası incelenerek, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy