MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin saman deposu olarak kullandığı yapıda, 14.03.2013 günü, davalı şirkete ait elektrik tellerinin salınım yaparak samanlığın metal çatısına temas etmesi sonucu oluşan ark nedeni ile yangın çıktığını ve samanlık içinde bulunan yaklaşık 119.335,50 kg. samanın yandığını, meydana gelen olayda davalı kurumun kusuru ve sorumluluğu bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 95.468,40 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yangının davalı kuruma ait elektrik tellerinden çıktığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve bu olayda müvekkili davalının kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, hesap bilirkişisinin 28.08.2014 tarihli raporunda olay tarihi itibarıyla hesap ettiği 95.022,00 TL maddi zarardan % 30 takdir indirimi yapılmak suretiyle 66.515,40 TL maddi tazminatın 14.03.2013 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; davalı kuruma ait elektrik direklerinden kaynaklanan yangın nedeniyle davacının oluşan zararının tazmini istemine ilişkindir.
Sorumluluk hukukunun özelliği mümkün olduğu ölçüde zarar nedeniyle bozulan dengeyi tekrar kurmak ve zarar göreni masrafları zarar verene ait olmak üzere zarar verici eylemden önceki duruma kavuşturmaktır.
Tazminata karar verilebilmesi için öncelikle zararın miktar olarak belirlenmesi gerekir. Zarar; tazminatın tepe noktasıdır. Tazminat zararı aşamaz. Zarardan indirim tazminat esasları doğrultusunda olur.
BK’nın 43. vd. (TBK 51. vd.) maddelerinde; zararın ve tazminat miktarının tayini ile belirlenecek tazminatın tenkisi halleri de hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, fiilin ve kusurun ağırlığını, tarafların sıfatını, konumunu, sosyal ve ekonomik durumlarını göz önüne alarak belirler. (BK m.43/1; TBK'nın 51/1)
Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. (BK m.44; TBK m.52)
Somut olayda, 14.03.2013 tarihinde çıkan yangın sunucu, davacıya ait saman deposu içindeki samanların yandığı ve bu kapsamda davacının maddi olarak zarar uğradığı açıktır.
Davacının zararının tespit amacıyla düzenlenen 28.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmesine göre davacının yangın tarihinden önce 2013 yılı içerisinde 140.539,50 kg saman aldığı, dosyadaki resmi belgelere göre davacının 279 adet büyükbaş hayvanının bulunduğu, besilik bir sığırın günde 2 kg. saman tüketebileceği, buna göre yangın tarihinde kadar 21.762 kg saman tüketildiği, meydana gelen yangında 118.777,50 kg. samanın yanmış olabileceği, samanının kg. fiyatının 0,80 TL üzerinden hesaplandığında davacının maddi zararının 95.022,00 TL tespit edildiği ve mahkemece hükme esas alınan bu raporda belirtilen miktar üzerinden, samanlık içerisinde ne kadar saman olduğu ve tamamının zarar görüp görmediği hususlarının kesinlik kazanmadığı gerekçesi ile % 20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm kurulmuştur.
Ancak, yukarıda açıklandığı üzere BK 43. vd. (TBK 51. vd.) maddelerinde, tazminatın kapsamı ve miktarı ile hakkaniyet gereği tazminattan yapılacak indirimin belirlenmesinde göz önüne alınacak hususlar açıklanmış olup, zararın tespit edilebilir olması durumunda, tazminat miktarından indirim yapılması mümkün değildir. Eldeki davada, dosyada mevcut 14.03.2013 tarihli itfaiye amirliği yangın raporunda samanlık içinde tahmini 5000 balye samanın yandığı belirtilmiş, yine dinlenen davacı tanığı Sabri Bektaş beyanında olay günü samanlık içinde yaklaşık 5000 balya saman olduğunu ve hepsinin yandığını ifade etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu da davacının ticari defterler ve kayıtlarında yer alan faturalar ile ilgili kurumlardan gelen resmi belgelere göre düzenlenmiştir.
Bu itibarla, dosya kapsamına göre, davacının uğradığı zarar ve tazminat miktarı (kapsamı) belirlenebilir nitelikte olup, mahkemece, zarar miktarının kesinlik kazanmadığı gerekçesi ile tespit edilen zarar miktarından hakkaniyet indirimi yapılması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy