MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalının konut dışı su abonesi olduğunu, faturaları ödemediğini, başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 7.544.45.- TL asıl alacak üzerinden devamına, faize ve KDV'ye ilişkin talebin müterafik kusur nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hüküm fıkrasının kapsayacağı hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297.maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
HMK.nun 294.maddesinin 3. fıkrasında ise “Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, kısa kararda davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmediği halde gerekçeli kararda icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, çelişki oluşturulmuştur.
Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlış da olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak Yargıtay yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Bu aykırılık kamu düzenine ilişkin olup, diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur (10.4.1992 gün 1991/7-4 K. sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı).
Böylece tefhim edilen kısa karar ile hükmedilen gerekçeli karar arasında çelişki oluşmuştur. Bu hal HUMK'nun 381/2. (HMK'nın 298/2) maddesine aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy