MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; Davalının, 2012 yılının Mayıs ayı kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2012/8267 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine 17/05/2012 tarihinde haciz ve tahliyeye ilişkin icra takibi başlattığını, davacının ödeme emrinden haberi olmaksızın takibin kesinleşmesinden evvel 22/05/2012 tarihinde, takibe konu Mayıs ayına ait kira bedelini davalı adına ödediği elektrik ve su borcunu mahsup ederek yatırdığını, müvekkilinin davaya konu icra takibine ilişkin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, tahliyesinin gerektirir bir sebep de olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile şartları oluşmadan ve hileli tebligatlarla kesinleşen tahliye kararının da ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş yargılama sırasında icra dosyasına ödeme yapıldığını belirterek 8.700 TL alacağın istirdatını istemiştir.
Davalı vekili; Taraflar arasındaki kira sözleşmesi gereğince aylık kira bedelinin 4.500 TL olduğunu ve davalının takibe konu kira bedelinin tamamını ödemediğinden temerrüdün gerçekleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; Davacının, davaya dayanak icra takibine konu 2012 yılının Mayıs ayına ilişkin 4.500 TL kira bedelini 22/05/2012 tarihinde 3.653,81 TL olarak ödediği ve davacının davalıya kira borcu olmadığını kabule değer delille kanıtlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı kiraya veren tarafından davacı kiracıya karşı 17/05/2012 tarihinde başlatılan İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2012/8267 Esas sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olarak açılan menfi tespit istemine ilişkin olup yargılama devam ederken icra takip dosyasına davacı tarafından ödeme yapıldığından dava İİK'nun 72/7 maddesi gereğince istirdat davasına dönüşmüştür. Taraflar arasında düzenlenen 01.03.2012 başlangıç tarihli 1 yıl süreli aylık 4.500 TL bedelli kira sözleşmesine ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiraya
veren başlattığı davaya esas icra takibi ile 2012 yılının Mayıs ayı kira bedeli olan 4.500 TL alacağın tahsilini talep etmiş , süresinde itiraz vaki olmadığından icra takibi kesinleşmiştir. Davacının takip tarihinden sonra ve dava açılmadan önce 22/05/2012 tarihinde banka hesabına yapılan 3.653,81 TL miktarındaki ödemenin takip konusu Mayıs ayı kira bedeline ilişkin olduğu hususunda davalı kiraya verenin herhangi bir itirazı bulunmadığından , icra takibi nedeniyle icra dosyasına yatırılan paralar ile bankaya haricen ödenen 3.653,81 TL' sı nazara alınarak davacının borçlu olup olmadığı miktarın tespit edilmek suretiyle borçlu olmadığı miktar var ise bunun davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir .
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.