MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalının dava konusu taşınmazda 01.03.2007 tarihinden beri kiracı olarak oturduğunu, 24.02.2012 tarihinde imzalanan protokolde aylık kira bedelinin 2.500.-TL 'ye yükseltilmesi hususunun kararlaştırıldığını, son ödenen kira bedelinin emsallere göre düşük kaldığını belirterek 01.03.2015 tarihinden itibaren kira bedelinin aylık 7.000.-TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 01.03.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık brüt 4.180.-TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacının, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesinde yer alan kira bedelinin tespiti davalarında mahkemece tespit olunan kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedileceği düzenlemesine göre tespit edilen yıllık brüt kira bedelinden davalı tarafından ödenen yıllık brüt kira bedeli çıkartılarak, aradaki fark üzerinden davacı yararına vekalet ücreti ve reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden davalı yönünden yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 3. bendindeki " AAÜT gereği hesaplanan 6.382,40.-TL nisbi avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,... "söz ve rakamlarının çıkartılmasına, yerine "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesaplanan 4.060,08.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,..." ifadesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.