MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı soruşturma raporu gereğince, davalının kurum sigortalılarına düzenlediği faturalarda , marka ve modeli belirtilen işitme cihazlarından farklı marka ve modelde cihaz verdiğinin ve takip konusu 21 adet faturadaki sigortalıların, cihazı faturayı kesen ...'den değil Çetin Medikal'den aldığının tespit edilmesi, kullanılan cihaz ile fatura edilen veya garanti belgesinde yazılı cihaz seri numaralarının farklı olması, aynı seri numarasının iki farklı model cihaza verilmesi neticesinde, davalı tarafından davacı kurumun toplam 9.977,53 TL tutarında zarara uğratıldığını, zararın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; ... isimli işyerini 2005 yılında açtığını ve beklediği kazancı elde edemediğinden aynı yılın sonunda kapattığını, işyerinin tüm işleri ile dava dışı Afife Turan'ın ilgilendiğini ; ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/31 E. sayılı dosyasında sanık olarak yargılandığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda, ... tarafından yapılan işlemlerin kurumu zarara uğratmadığının belirtildiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalının sanık olarak yargılandığı ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/31 E. sayılı dosyasında alınan 26/12/2011 tarihli bilirkişi raporunda; eldeki davanın davalısı ...'in sahibi olduğu ... tarafından sigortalı ... adına yapılan işlemlerden dolayı davacı kurumun herhangi bir zararının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; davacı kurum zararının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesine göre ; "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.(2) Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir."
Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vermelidir. (HMK m. 266 )
Öte yandan; Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinde ise; " Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken , ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi , ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz." hükmü getirilmiştir .
Somut olayda; mahkemece, bilirkişi raporu alınmaksızın, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmiş olup; ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/31 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde ise; davalı hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği görülmüştür.
Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde; ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu hukuk hakimini bağlamayacağı gibi, hukuk hakiminin ceza mahkemesinde delil yetersizliğinden verilen beraat kararı ile de bağlı olmadığı dikkate alınarak; konusunda uzman bilirkişiden, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; davacının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilecek şekilde, bilirkişi raporu alınmaksızın, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, HUMK'nın 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy