MAHKEMESİ: SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ÇARŞAMBA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde davacının istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Alacağını davacıya temlik eden ...; davalı ile dayı ve yeğen olduklarını, kendisinin müteahhit, davalının ise kapı pencere doğrama imalatçısı olduğunu, 2013 yılında inşaatlarda kapı pencere işlerini kar zarar ortaklığı esasına dayalı olarak yapmak üzere protokol imzalayarak ortak olduklarını, 23/03/2013 tarihinde davalının işi tasfiye ettiğini, icra dosyasında 83.000,00-TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, ancak itiraz ederek takibi durdurduğunu ve borcu olmadığını iddia ettiğini beyanla, davalının Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2018/524 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; borca dayanak gösterilen belgenin adi yazılı belge olduğunu, davacıya borçlu olmadığını, yazılı belgede kendisine dükkan devri yapılacağının, dükkanın devrinin 110.000 TL olacağının, bundan sonra kalan borcun, kabul etmemekle birlikte, 86.000 TL olacağının yazılı olduğunu buna rağmen kendisine devredilen bir dükkan olmadığını, aksine davacıdan 24.000 TL alacaklı olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın reddine, asıl alacağın %20'sine tekabül eden 17.280 TL kötüniyet tazminatının davacı alacaklıdan tahsili ile borçlu davalıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, taraflar arasında imzalanan tarihsiz yazılı belge içeriğinden, taraflar arasında mutfak dolabı ve kapı imalatının, ortaklık ilişkisi içerisinde yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı, daha sonra imzalanan yine tarihsiz adi belge içeriğinden ise tarafların sözleşme ilişkilerini, davalının yapmış olduğu iş bedelinin 24.000 TL, davalıya verilecek dükkan bedelinin ise 110.000 TL olarak kabulü ile davalının davacıya 86.000 TL borcu bulunduğu mutabakatıyla sonlandırıldığı, uyuşmazlığın, bahsi geçen belgedeki dükkanın davalıya davacı tarafından devredilip devredilmediği noktasında toplandığı, mahkemece incelenen tapu kayıtlarından davalı adına kayıtlı bir dükkanın bulunduğu anlaşılmış ise de bu dükkanın davacı tarafından devredilmeyip dava dışı üçüncü kişiden satın alındığı, dolayısıyla kendi edimini yerine getirmeyen davacının, davalıdan alacaklı olduğunu iddia edemeyeceği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Somut olayda; ispat yükü üzerinde olan davacı, iddiasını sunmuş olduğu diğer delillerle ispat edememiştir. Ne var ki, davacı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmıştır.
Buna göre, ilk derece mahkemesince; davacıya, davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve hasıl olacak sonuca göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy