MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ
...
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı ve davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı/ karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar, davalının kendilerinin vekillik görevini yürütmekte iken gönderdiği 29.05.2008 tarihli e-mailler ve 18.6.2008 tarihli dilekçesi ile kendi isteğiyle vekillikten çekildiğini bildirmesine rağmen, Beyoğlu 1.İcra Müdürlüğünün 2004/3555 sayılı icra dosyasına borçlu tarafından yatırılan 62.200,00 TL'yi 26.6.2008 tarihinde çektiğini, davalının aynı gün çektiği ihtarname ile hapis hakkını kullanacağını belirttiğini, vekillikten çekilen davalı avukatın ancak çekilme tarihi itibariyle kesinleşmiş dava dosyaları yönünden 1.721,00 TL talepte bulunabileceğini, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığını, davalının vekillikten çekilmiş olması nedeniyle hukuka bir aykırı işlem yaptığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafından çekilen 60.000 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı- karşı davacı, 62.500,00TL bedelli çeki tahsil edilmek üzere aldığını bu itibarla çek bedelinin banka veznesi önünde bekleyen davacı çalışanına teslim ettiğini, bu nedenle davacıların kendisinden alacaklı olmadığını belirterek davanın reddini dilemiş; Karşı dava olarak aynı cevap dilekçesi ile, takip edilen dosyalardan kaynaklanan masraf ve vekalet ücreti alacağı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000TL vekalet ücreti ve 2.558 TL masraf olmak üzere toplam 12.558,00TL alacağın, masraflar için sarf tarihinden, vekalet ücret alacakları için de ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile
birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dilemiş, 24/03/2013 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 29.278,70 TL’ye yükseltmiştir.
İlk derece mahkemesince, asıl davada davacıların davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 60.000,00 TL alacağın 12.07.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davada davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi; 10.000,00 TL alacağın 01/07/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile karşı davalılardan alınarak karşı davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hükme karşı, davacı ve davalı-karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, karşı davacının asıl davaya yönelik istinaf başvurusu yönünden; HMK. m.353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, karşı davacının karşı davaya yönelik istinaf başvurusu yönünden; HMK. m.353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davacının karşı davaya yönelik istinaf başvurusu yönünden; HMK. m.353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre, davalı-karşı davacının asıl dava dosyası bakımından yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı- Karşı Davacının karşı dava dosyasına yönelik temyiz itirazları yönünden; 6763 sayılı yasa ile 6100 sayılı HMK'na eklenen geçici 1. madde uyarınca, aynı Kanunun 362. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2018 tarihinden itibaren 47.530 TL'ye çıkartılmıştır.
İstinaf incelemesi sonucunda verilen hüküm, karar tarihi itibariyle kesin niteliktedir. HMK'nın 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca, kesin olan kararlar hakkında Yargıtay tarafından temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Bu itibarla, davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz isteminin miktar itibariyle reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının asıl dava dosyası bakımından temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 2.bent gereğince davalı-karşı davacının karşı dava dosyasına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, 1.195,40 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı karşı davacıya iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 26/05/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.