MAHKEMESİ: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ
...
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına yönelik olarak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 25/05/2021 tarihinde davacı vekilleri Av. ... ile ... ve davalı vekili yetki belgesine istinaden Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, hisseli olarak malik olduğu taşınmazların dava dışı vekili aracılığı ile davalıya satıldığını ancak satış bedelinin kendisine ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazların satış bedelinin dava dışı ...’e ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince, B.Davalının İstinaf Başvurusu Yönünden; 1.Davalının istinaf talebinin KABULÜNE, HMK m. 353/1-b-2 uyarınca İSTANBUL 21. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin 19/10/2017 Tarih, 2016/19 Esas, 2017/382 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 1.Davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taşınmaz satış bedelinin ödenmemesi sebebiyle alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince, " davalının kusurlu bir şekilde vekaleti olmayan ...'na yaptığı ödeme nedeni ile borcunu ifa etmiş sayılmayacağı, borcun 3. Kişi ... tarafından davacıya ödendiği iddialarının ise kanıtlanamadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, ise "resmi senette satış bedelinin alındığı beyan edildiğinden, artık satış bedelinin ödenmediği yönündeki iddianın aynı nitelikte delil ile ispatlanması gerekmektedir. Resmi senette satış bedelinin alındığı belirtildiğinden, satış bedelinin ödenmediği yönündeki davacı iddiasında ispat yükümlülüğü davacıya aittir. Dosya kapsamından davacı tarafından bu yönde herhangi bir delil sunulmadığı sabittir. Davacı bu yöndeki iddiasını aynı nitelikteki belge ile ispatlayamamış bulunmaktadır. Davacı satış bedelinin ödenmediği iddiası açısından talebini satın alana karşı değil, satış vekalet ile gerçekleşmiş bulunduğundan, ancak vekiline karşı ileri sürebilir. Davacı açmış bulunduğu eldeki iş bu dava ile sadece davalı satın alana karşı müracaat etmiş olup, vekile karşı herhangi bir dava açılmamış bulunduğu nazara alındığında, davanın belirtilen nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken, aksi bir takım yargılama konusu ile doğrudan ilgisi olmayan hususlara itibar edilmek suretiyle ve davalının yanlış şahsa ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir. Ayrıca satış bedelinin ihbar olunan ... tarafından tahsil edilen kısmının diğer ihbar olunan ...'na aynı satış bedeli kadar miktarda ve satış tarihi olan 09/09/2013 tarihinde 706.206,00 TL'nin de banka aracılığıyla havale yapılarak ödendiği de nazara alındığında, taşınmaz satış bedelinin davalı tarafından ödendiğinin sabit olduğu" gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki belgelerin incelenmesinde, davacının dava dışı ... 'a taşınmaz satışı ve ahzu kabz hususunda 15/09/2013 tarihinde vekaletname verdiği, hisseli malik olduğu bir kısım taşınmazların vekili ... aracılığı ile 09/09/2013 tarihinde davalıya satışının gerçekleştiği, dava dışı ...'e davalı tarafından banka havalesi yolu ile taşınmaz satış bedeli açıklamalı olarak ödeme yapıldığı sabittir. Davacının yetkili vekili olan dava dışı ...'a ise yine dava dışı ... tarafından banka havalesi ile bir miktar para gönderilmiş ise de bu paranın hangi amaçla gönderildiğine dair herhangi bir açıklama mevcut olmayıp bu haliyle mevcut bir borcun ödenmesi niteliğindedir. Davalı, satış bedelini, yetkisi olmayan 3. kişiye ödeyerek ifa yükümlülüğünden kurtulmuş olmaz. O halde davalının davacıya taşınmaz satış bedelini ödediğini ispatladığı hususu kabul edilerek yanılgılı gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK'nın 371 inci maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3.050 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy