MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 49. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... ANADOLU 6. SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; tarafların istinaf başvurularının esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; ... adresindeki taşınmazda elektronik haberleşme sistemleri ve eklenti tesislerinin kurulması amacıyla davalı ile 09/10/2015 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, kira sözleşmesine dayalı olarak baz istasyonu monte edildiğini, baz istasyonunda 28/10/2015 tarihinde yangın çıktığını, 29/10/2015 tarihli yangın raporu alındığını, yangına davalı şirketçe ayıplı ve kusurlu monte edilmiş baz istasyonunu besleyen elektrik kablolarının sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, binada ağır derecede maddi zarar meydana geldiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tazminini istemiş, 17/10/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 103.784 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı; yangının çıkış nedeninin şirket ile ilgisi olmadığını, yangının davacıya ait taşınmazın elektrik aksamından kaynaklandığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince; mahallinde keşif yapılmış ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yangının binanın elektrik kontağından çıktığı, yangının meydana geldiği binanın Elektrik İç Tesisler Yönetmeliği’nin 18. maddesine ve Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliğinin 7. ve 10. maddelerine aykırı tesis edildiğinin tespit edildiği, davalı şirketin taşınırlarından kaynaklı olmadığı, kiracı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince; dosya kapsamındaki delil ve raporlar doğrultusunda davalının yangının çıkışında herhangi bir dahili bulunmadığı, bu durumda husumetin kiracıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle her iki tarafın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T gereğince, konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen davalarda vekalet ücreti, nispi tarifeye göre hesaplanır. Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekalet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır. Mahkemece, davanın esası hakkında inceleme yapılarak davalı tarafın kusuru bulunmadığı gerkeçesiyle dava reddilmekle davalı lehine reddedilen tutar üzerinden 11.052,72 TL nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalının temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesine ait hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında yer alan “...Ü.T. 7/2.maddesi uyarınca hesaplanan 930.00 TL" ifadesinin çıkarılarak yerine "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince takdir olunan 11.052,72 TL" ifadesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde davalı yararına düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.