MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ...'un ailesinin oturduğu apartmanın çatısındaki karın kürenmesi için diğer davalı ... ile anlaştığını, davalı ...'un çatıdaki karı kürediği sırada sokakta park halinde bulunan kendisine ait aracın üzerine yoğun karkütlesinin düşmesi sonucunda araçta hasar meydana geldiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere araçta oluşan 4.401,47 TL zarar ile 500,00 TL değer kaybının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek olarak tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ...; belirtilen apartmanda yaşamadığını, davada taraf sıfatının olmadığını, olay günü yoğun kar yağdığını ve apartmanın çatısından karların düşmeye başlaması üzerine apartman sakinlerinin kendisinden yardım istediklerini, bunun üzerine diğer davalı olan usta ... ile anlaştığını, araç sahiplerini çağırdıklarını, davacıyı da aradıklarını, ancak hemen geleceğim demesine rağmen yarım saat sonra geldiğini, tüm önlemlere rağmen aracın bulunduğu tarafa büyük kütleler halinde karın döküldüğünü ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 3521,18 TL araç hasarı ile taleple bağlı kalınarak 500,00 TL değer kaybı toplamı 4021,18 TL'nin 19/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı ...'un tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin, 22/11/2018 tarihli, 2017/10903 E. ve 2018/11982 K. sayılı ilamı ile, dava konusu olayın Kat Mülkiyeti Kanununa göre ortak yerlerden sayılan çatıdaki kar kütlesinin düşmesi sonucu gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olup olmadığının belirlenmesi ve kanuna tabi olması halinde kat maliklerinin ayrıca sorumlu olup olmayacakları ile görev hususunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davalı ...'ın, kar küreme işini kendiliğinden yaptığı ve bu hususta kat malikleriyle bir anlaşma yapılmadığını belirtmesi nedeni ile kat maliklerinin sorumluluğuna gidilmediği, davalı ...'un çalışanın seçiminde, talimat vermede ve denetlemede gerekli özeni göstermediği, gereken tedbirleri almadığı, TBK'nın 66. maddesi doğrultusunda bir kurtuluş kanıtı ve delili gösteremediği, çalışanı diğer davalı ...'ın eyleminden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.021,18 TL tazminatın 19/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, mahkemece verilecek hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması gerekmekte ayrıca dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta dava; davalı ... ile davalı ... hakkında açılmış olup mahkemece, davalı ... hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş, bu davalı hüküm ve değerlendirme dışı tutulmuştur.
Bu itibarla; yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, HMK’nın 297/2. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında bir hüküm verilmesi zorunlu olup, mahkemece davalı ... hakkında da olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu gereğe uyulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bu husus bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre, davalı ...'un sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle hükmün HUMK'un 428 maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte yazılı nedenle davalı ...'un sair temyiz itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK' un 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.