MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki ayıba karşı sorumluluk davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; 23/11/2011 tarihinde davalı ... Limited Şirketinden ... plaka sayılı ... aracı 57.509,99 TL bedelle satın aldığını, aracı kullanmaya başladıktan bir süre sonra boyasında bir sorun olduğunu fark ederek yetkili servise götürdüğünü, aracın her iki tarafında marşpiyel bölgelerinde vernik soyulması olarak tabir edilen boya atma sorunu olduğu ve arızalı kısımların boyanarak giderilebileceğinin belirtildiğini, aracın üretim hatasından kaynaklanan gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek; aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ya da araç bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000TL'nin 23/11/2011 fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini; 03/12/2013 tarihli dilekçesi ile de, terditli taleplerinin kabul edilmemesi halinde, onarım ve piyasa değer kaybını karşılayan miktarda olmak üzere şimdilik 5.000TL semen tenziline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; iddia edilen ayıbın aracın değerini azaltacak nitelikte olmadığını, aracın boyanması ile sorunun giderilebileceğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece; araçtaki sorunun davalılar tarafından ücretsiz onarılmak suretiyle giderilmesine, ayıplı malda oluşan 3.450TL zararın 23/11/2011 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen hüküm, tarafların temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 25/10/2017 tarihli ve 2015/21542 E. 2017/10205 K.
sayılı kararıyla; “ Davacı, davalı şirketten satın aldığı aracın ayıplı olduğundan bahisle aracın misliyle değiştirilmesi ya da bedelinin iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklandığı, ayıbın aracın değiştirilmesi ya da bedel iadesini gerektirecek ölçüde olmadığı gerekçe gösterilerek aracın davalılar tarafından ücretsiz onarılmasına karar verilmiştir. Dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarında, aracın etek altı bölümlerinde, sağ ayna üzerinde ve ön tamponda vernik soyulması olduğu ve bu ayıpların imalattan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davacının davaya konu aracı sıfır olarak aldığı, mevcut ayıp durumlarının da onarımla giderilse bile aracın bu şekilde davacıya satılmasının satıcı açısından haklı bir durum yaratmayacağı, ayıbın mevcut niteliği de dikkate alınarak davacının talebi değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece; aracın 23/11/2011 tarihinde 57.509,99TL bedelle satın alındığı, bilirkişi raporunda, aracın sağ ve sol marş biyellerinde yapılan onarım nedeniyle araç değerinin %6 oranında (her iki taraf için %3'er) olduğu ve araç değeri üzerinden yapılan hesaplamada değer kaybının toplam 3.450TL olduğunun tespit edildiği, söz konusu oran (%6) dikkate alındığında aracın misli ile değiştirilmesi talebinin iyiniyet kuralına uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacıya ait aracın aynı özelliklere sahip yeni bir araç ile değiştirilmesine, davacı tarafın yeni (sıfır) aracı teslim aldığında dava konusu eski aracını davalı tarafa teslim etmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı; eldeki dava ile satın aldığı aracın ayıplı olması nedeni ile misliyle değişim ya da bedel iadesi; bunların mümkün olmaması halinde ise semen tenzili talebinde bulunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. Maddesinin ikinci fıkrasında; “Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür... ” şeklindeki düzenlemeye göre, tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Ancak, kanun tarafından korunan sözleşme taraflarından tüketicinin yanında, kurulacak hükmün sözleşmenin diğer tarafı olan satıcı için de orantısız güçlükleri de beraberinde getirmemesi gerekir. Ayıbın öneminin aracın kullanımına ve beklenen faydaya bir etkisinin olmaması, aracın ayıplı ve ayıpsız değeri arasındaki farkın araç bedeli nazara alındığında azlığı yani karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun temel prensibi olan hakkaniyet kuralları değerlendirilerek ayıp nedeni ile bedel indirimi veya tüketicinin diğer seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağının tesbit edilmesi zorunludur.
Somut olay, yukarıda belirtilen ilke ve kurallar ışığında değerlendirildiğinde; bilirkişi raporlarında, aracın etek altı bölümlerinde, sağ ayna üzerinde ve ön tamponda vernik soyulması olduğunun belirlendiği söz konusu boya arızasının aracın kullanımına engel teşkil etmediği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, davacının bildirdiği bedel iadesi veya bedel tenziline ilişkin diğer seçimlik haklarından, hangi seçimlik hakkını kullandığı sorulup, neticesine göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile aracın misli ile değişimine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın HUMK'nın 428. maddesi uyarınca davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.