MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalının şirket bünyesinde 02/03/2006 tarihli sözleşme ile pilot olarak görev yaptığını, sözleşmenin 02/03/2008 tarihinde sona ereceğini ancak davalının gerekçesiz olarak sözleşmeyi feshettiğini ve başka bir şirkette çalışmaya başladığını, davalının sözleşmenin feshinden evvel 60 gün önce yazılı olarak bildirimde bulunmasının gerektiğini, ihbarnamenin 21/02/2008 tarihinde keşide edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000 dolar sözleşmeden kaynaklanan cezai şart ile 2 haftalık maaş bedeli önel tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 15.000 dolara yükseltilmiştir.
Davalı; ihtarın makul sürede gönderildiğini, cezai şartın fahiş olduğunu, sözleşmenin tek taraflı hazırlandığını, cezai şartta indirim yapılması gerektiğini, önel tazminatı istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne; 277,70 USD'nin devlet bankalarının USD cinsinden yabancı para ile açılmış bir yıllık mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz uygulanmak sureyitle davalıdan alınıp davacıya verilmek suretiyle fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 02/03/2006 tarihli, hizmet sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 02/03/2008 tarihinde sona ereceği, tarafların sözleşmenin bitim tarihinden 60 gün önce yazılı olarak sözleşmenin yenilenmeyeceğini birbirlerine bildirmedikleri takdirde, sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren birer yıl süreyle olmak üzere uzatılmış kabul edileceği düzenlenmiştir. Ayrıca sözleşmede, personelin, işveren tarafından sözleşme yükümlülüklerine aykırı hiç bir ihlal yapılmadığı halde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshederse 20.000 USD tazminatı çalışılan süre düşülmek kaydıyla ödeyeceği, sözleşme yenilendiği takdirde tazminat tutarının 10.000 USD olarak sabitlenip belirlenen şartlarda devam edip, sözleşmenin diğer yıllarda yenilenmesi durumunda bu miktarın sürekli uygulamada kalacağı hüküm altına alınmıştır.
Davalı tarafından, sözleşme 21/02/2008 tarihinde feshedilmiş olmakla, sözleşmede kararlaştırılan 60 günlük ihbar süresine uyulmamıştır. Bu durumda sözleşmenin 02/03/2008 tarihinden itibaren bir yıl süreyle uzadığını kabul etmek gerekecektir. Sözleşmede, sözleşmenin erken feshi halinde 20.000 USD tazminatın, çalışılan süre düşülmek kaydıyla ödeneceği belirlenmiş olmakla, fesih tarihinden sözleşmenin sona ereceği 02/03/2008 tarihine kadar olan dönem için orantı yapılarak belirlenen 277,70 USD tazminatın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak süresinde ihbar yapılmadığından sözleşme bir yıl süreyle uzadığından, uzayan dönem için sözleşmede kararlaştırılan 10.000 USD tazminatın da hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy