MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/175 E., 2025/483 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/366 E., 2021/185 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı ile davalının taraf olduğu Kaş Kadastro Mahkemesinin 2013/70 Esas sayılı dosyasını takip etmek üzere vekalet sözleşmesi düzenlediklerini, 04.06.2014 tarihli sözleşme ile vekalet ücretinin 300.000,00 TL + KDV olmak üzere toplam 345.000,00 TL olarak belirlendiğini, ücretin 20.000,00 TL'sinin peşin verildiğini, bakiye 334.000,00 TL ücret alacağının bulunduğunu, dava devam ederken 10.06.2015 tarihinde davalı tarafından haksız olarak azledildiğini, haksız azle bağlı olarak azil tarihi itibariyle vekalet ücreti alacağının muaccel hale geldiğini, vekalet ücretinin tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından haksız itiraz edildiğini ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; azil haklı nedene dayandığından davacı vekilin vekalet ücretine hak kazanamadığını, davacının avukatlık mesleğinin mahiyetine yaraşır özen ve dikkati göstermediğini, güvene dayalı ilişkiyi zedelediğini, davacının değeri yüksek olan taşınmaza ilişkin davada asli müdahil olunmasına rağmen duruşmalara katılmadığını, mazeret bildirdiğini, azlin haklı olması için zarara uğramanın şart olmadığını, talep edilebilecek azami tutarın ise sözleşme bedelinin yarısı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli kararıyla; 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporu ile davacının 334.000,00 TL vekalet ücret alacağı olduğunun hesaplandığı, azlin haksız olduğu, gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takibe itirazın 334.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatın talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.07.2023 tarihli kararıyla; bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, kadastro mahkemesinde görülen davanın tabi olduğu yargılama usul kuralları ile mahkemece resen araştırma ilkesi kapsamında toplanan deliller ve hakim değişikliğine dayalı talikler yapılarak keşfin bu eksiklerin ikmali sonrasında ve azilden yaklaşık 8 ay sonra ancak Şubat 2016 tarihinde yapılabildiği, azlin haklı olduğunun ispatlanamadığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu, sözleşme kapsamına göre azil tarihi itibariyle davacı avukatın vekalet ücreti alacağının tespit edilmesi ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine; alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulü ile itirazın iptaline ve alacağın %20'si oranında hesaplanan 66.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 02.10.2024 tarihli ilamla; taraflar arasında imzalanan 04.06.2014 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesi ile davacı vekilin Kaş Kadastro Mahkemesinin 2005/59 E. sayılı dosyasında davalının vekilliğini üstlendiği, vekalet ücretinin ise sözleşmenin 2. ve 3. maddelerinde düzenlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda vekalet görevi yürütülen kadastro tespitine itiraz davasında davacı tarafından hangi tarihlerde hangi işlemin yapıldığının ayrıntılı açıklanmadığı, mahkeme gerekçesinde sözleşmenin ücrete ilişkin hükümleri bakımından bir değerlendirme yapılmadığı, davalının itirazlarının karşılanmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davacı vekilin vekalet görevini yürüttüğü kadastro tespitine itiraz davasında yaptığı işlemler ayrıntılı şekilde değerlendirilip, sözleşme hükümleri de incelenmek suretiyle davalının itirazlarını karşılar şekilde azlin haklı olup olmadığı hususları değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Kaş Kadastro Mahkemesinin 2005/59 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı vekilin vekillik görevi süresince yapılan üç adet duruşmaya mazeret bildirerek katılmamış ise de bu üç duruşmadan önce yazılı beyan dilekçesi verdiği, yapılan duruşmalarda esasa ilişkin bir işlem yapılmadığı, keşfin mahkemece yapılamadığı, avukatın sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığına ilişkin bir husus bulunmadığı, azlin haksız olduğu, davacı avukat sözleşmeyle kararlaştırılan vekalet ücretinin tamamına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2017/4112 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 334.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 66.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, azlin haklı olup olmadığı konusunda bozma kriterleri bakımından inceleme yapılmadığını, salt duruşmaya mazeret ibraz edilmesinin özen yükümlülüğü bakımında yeterli görüldüğünü, güven ilişkisinin zedelendiğini, azil işlemi haksız dahi olsa taşınmaz değerinin %25'ini aşan oranda ücret tespitinin mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız azil nedeniyle ödenmeyen vekalet ücreti alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyecek olmasına, davacı avukatın haksız azil nedeniyle hak ettiği vekalet ücretinin doğru şekilde belirlendiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.