MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1172 E., 2025/... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/688 E., 2022/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalı.... ve Tic. A.Ş. vekilince temyiz edilmekle, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekilince istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı asil ... ile davalılar vekili Avukat ... 'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; taraflar arasında sözlü yapılan danışmanlık sözleşmesi gereğince davalı şirketlere Ekim 2015 yılında danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermeyi taahhüt ettiğini, davalı şirketin aylık sabit net 15.000,00 TL danışmanlık ücreti ve ayrıca da satış bedeli üzerinden %2.5 avukatlık ücretini, pay senetlerinin satışı tarihinden sonra makul bir süre içinde nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla; 18 aylık danışmanlık bedelinden (kesilen 6 faturadan ödenenler varsa başka alacakları bunlar düşülerek ortaya çıkacak net miktar hesaplanıncaya kadar) şimdilik 50.000,00 TL.’nin; avukatlık ücreti olarak alım satım bedeli üzerinden %2.5, bu talebi kabul görmez ise Avukatlık Ücret Tarifesine göre şimdilik 10.000,00 TL’nin; dava dosyasındaki avukatlık ücreti %15 olmak üzere, sözlü avukatlık anlaşması kabul edilmez ise avukatlık ücret tarifesine göre şimdilik 10.000,00 TL’nin hak edişlerinin ödenme tarihleri itibari ile yasal ticari faiziyle birlikte, davalıların uluslararası bir firma olduğu ve alım satımında uluslararası para birimi üzerinden olduğu göz önüne alınarak ödenme tarihlerindeki dolar kuru üzerinden ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; 16.09.2021 tarihli dilekçesiyle vekalet ücretini 120.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkili şirketler ile davacı arasında herhangi bir avukatlık sözleşmesi ve davacı tarafından müvekkili şirketlere verilen herhangi bir avukatlık hizmeti bulunmadığını, müvekkili şirketlerin yalnızca payları devre konu olan şirket konumunda olduklarını, davacının pay devir bedeli üzerinden %2,5 oranında avukatlık ücreti ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de kabul etmemekle beraber bir an için davacının bu iddiasının gerçeği yansıttığı kabul edilse dahi bu ücreti ödemekle yükümlü olanın müvekkili şirketler olmadığını, pay devrinde, pay devreden kişiler şirket hissedarları-Türker ailesi, pay devralan ise ... firması olduğundan müvekkil şirketlerin yalnızca, payları devre konu olan şirket konumunda bulunduğunu, davacının iddia ettiği danışmanlık ücreti ve avukatlık ücretinin borçlusunun da ancak ... olabileceğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yazılı bir avukatlık sözleşmesinin bulunmadığı, ortada yazılı bir danışmanlık sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle sözleşmenin varlığı açısından genel ispat kuralları çerçevesinde değerlendirmenin yapıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, davacının satım bedeli ve pay devir bedeli hususundaki alacak talebinin reddine, davacının danışmanlık ücreti kapsamındaki talebinin kabulü ile 50.000,00 TL danışmanlık ücretinin 02.08.2018 tarihinden, 20.800,00.TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı.... ve Tic. A....den alınarak davacıya verilmesine, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1229 E. sayılı dosya kapsamındaki alacak yönünden talebin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL’nin 02.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı.... ve Tic. A....den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ...Makina San. A.Ş. açısından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; mevcut delil durumu, tanık listesi kesin süre sonunda ibraz edildiğinden davada tanık dinlenmemesi, dava konusu ... 3. ATM 2016/1229 E. sayılı dosyada ... Şirketinin taraf olması, vekalet ücreti hesaplanırken avukatlık asgari ücret tarifesinin esas alınması, davada ıslahın zamanaşımı süresi içerisinde yapılmış olması ve ileri sürülen istinaf sebepleri gözetildiğinde aşağıda belirtilen istinaf sebebi dışındaki diğer istinaf sebeplerinin reddi gerektiği, eldeki davada davacının, inkara uğrayan sözlü danışmanlık (hizmet) sözleşmesinin mevcudiyetini yasal delillerle kanıtlamak zorunda olduğu, davacının da kabulünde olduğu üzere, yargılama sırasında kesin sürenin bitiminden sonra delil ve tanık listesi ibraz ettiği, Mahkemece 02.04.2019 tarihli duruşmada dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilirken, "... (davacı tarafın dosyaya kesin süresinden sonra 21.11.2018 tarihinde sunmuş olduğu delillerin dikkate alınmadan)..." rapor düzenlenmesi yönünde ara karar tesis edildiği, bu ara karar ile davayı inkar eden davalı taraf lehine usuli müktesep hak oluştuğu, bilirkişilerin bu kayıt altında inceleme yapması zorunlu olduğu halde, Mahkemece bu delillerin (makbuzların, sair yazışma ve belgelerin) de incelenerek danışmanlık sözleşmesinin varlığını kabul eden bilirkişi raporu esas alınarak danışmanlık ücretine hükmedilmesinin hukuka ve usule aykırı bulunduğu, öte yandan davacı tarafça sunulan sair mail yazışmalarının içeriğinden de tarafların kabulünde olan bir danışmanlık sözleşmesinin varlığına işaret edilmediği, bu nedenlerle ispatlanamayan sözlü danışmanlık sözleşmesi kapsamında ücret alacağına hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Şirketinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden davanın kısmen kabulüne, davacının danışmanlık ücret alacağı talebinin reddine, ... 3. ATM 2016/... E. sayılı dosya kapsamındaki alacak yönünden talebin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL'lik alacağın 02.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... San. A.Ş. açısından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; gerek dava dilekçesinde gerekse cevap dilekçesinde delillerin kapsamının mahkemeye bildirildiğini, müvekkilince delillerin kesin süreden sadece bir gün sonra sunulabildiğini, kanunda yer alan düzenlemeye göre; tarafların, kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremeyecek olmalarını emredici bir düzenlemeyle benimsedikten sonra, bunun istisnalarının da belirtildiğini, buna göre, ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, Mahkemece o delilin sonradan gösterilmesine izin verebileceğinin düzenlendiğini, Mahkemeye sunulan dilekçelerde makbuzların eklendiğini, Mahkemeden bu makbuzların vergilerinin davalı şirketçe yatırılıp yatırılmadığının ilgili vergi dairesinden araştırılmasının istendiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... Şirketi vekili; ıslah tarihi itibarıyla beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının ... 3. ATM 2016/... E. sayılı dosyası kapsamında avukatlık ücreti talebinin 10.000,00 TL’nin üzerindeki kısmının zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Mahkemece davacının 2016/1229 E. sayılı dosyasında avukatlık ücretinin davadaki gösterilen değer üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacı avukatın açtığı davanın sonuçları itibariyle vekil edene zarar verdiğini, vekilin özen ve sadakat borcuna aykırılık teşkil ettiğini, bu aykırılığın sonucu olarak davacının talep ettiği ücrette tenzilat yapılması gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki avukatlık vekalet sözleşmesi gereğince ödenmeyen vekalet ücreti ve danışmanlık ücreti tahsili talebine ilişkindir.
1. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; davacı taraf eldeki dava ile taraflar arasında yazılı olmayan avukatlık sözleşmesi ile danışmanlık sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereği müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak vekalet ücreti ile danışmanlık ve pay devrine ilişkin ücretlerin ödenmesini talep etmiştir. Davacının iddiasını ispatla mükellef olduğu, Mahkemece davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde delillerin ibraz edilmediği görülmüştür. Temyiz nedenleri ile dosya içiresinde yer alan bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacının davalı tarafa yazılı olmayan sözleşmeler kapsamında avukatlık ve danışmanlık hizmeti verdiğine ilişkin iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 164/4 maddesinde; "Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.
Belirtilen kanun hükmü doğrultusunda, temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığından davacı Avukat tarafından takip edilen dava dosyasında Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince harçlandırılmış değerin %10'u üzerinden vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının 16.09.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini artırdığı ve ıslah tarihi itibariyle 5 yıllık zamanşımı süresinin dolmadığının anlaşılmasına göre de, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılardan.... ve Tic. A....ye verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Fazla alınan peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.